Orhan Şaik Gökyay
Temmuz 1902 İnebolu - 2 Aralık 1994 İstanbul Yükseköğrenimini
Yüksek
Öğretmen Okulu Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde
tamamladı. Kastamonu,
Malatya, Ankara, Eskişehir ve Bursa’daki lise ve öğretmen
okullarında öğretmenlik
ve müdürlük yaptı. Ankara Devlet Konservatuvarı'nda
müdürken "Irkçılık ve
Turancılık" davasında tutuklandı. Sıkıyönetim
Mahkemesi'ndeki yargılanması sonucu
beraat etti. Daha sonra Galatasaray Lisesi'nde edebiyat
öğretmenliği, İngiltere'de öğrenci
müfettişliği görevlerinde bulundu. Çağlayan, Yarın, Atsız
Mecmua, Çığır, Orhun, Kopuz, Yücel,
Oluş, Ülkü, Çağrı, Türk Dili dergilerinde yazdı.
Araştırmacı olarak halk edebiyatımızın kaynaklarına
eğildi. Dede Korkut Masalları'nı başarılı bir dille
yaptığı sadeleştirmelerle yayımladı.
ŞİİR KİTAPLARI
Birkaç Şiir (1976)
GURBET
Beni koyup giden cefacı dilber
Koyduğun yerlerde duramıyorum;
Beni de alsaydın n'olur beraber?
Derdimi kimseye veremiyorum.
Çıksam şu dağların yücelerine,
Eş olsam gurbetin gecelerine,
İmrenir dururum nicelerine,
Bir ben mi murada eremiyorum?
Akşam olur kuşlar konar dallara,
Susamış yıldızlar iner göllere,
Güzeller dizilir ince yollara,
İçlerinde seni göremiyorum.
Bir akar su görsem melil olurum,
Ben bu dertten hasta olmam, ölürüm.
Seni kaybettiğim yerde bulurum,
Durduğun ellere varamıyorum.
Bu gül yaprağı mı, dudak değil mi?
Ne diye kıvrılmış, yazık değil mi?
Sana giden yollar uzak değil mi?
Korkumdan bir türlü soramıyorum.
Bağrımda koç gibi dağlar yatışır,
Görünmez dallarda kuşlar ötüşür,
Bir yerim var benim yanar tutuşur,
Bir yerim kanıyor saramıyorum.
(Birkaç Şiir)
YAS
Dökün yaprağınızı dallarım dökün,
Akın yaslı yaslı sularım akın.
Bükün boynunuzu bayraklar bükün,
Bir alınmaz kalem vardı yıkıldı...
Durmadan çalkanan bir kızıl deniz
Bir damla yaş gibi duruyor sessiz,
Vatan ufkundaki en güzel çeyiz,
En şanslı süs baktım yarı çekildi.
Kara haber; tipi eser, savrulur,
Bir yanardağ gibi içim kavrulur,
Vatanın kaderi bende yuğrulur,
Yas olup, yaş olup gözden döküldü.
Gökyay'ım derdiyle adını anar,
Bir kararsız kuştur dalına konar
Neresinde bilmez bir yara kanar,
Saran gitti boyuncuğu büküldü.
(Birkaç Şiir)