Ömer Bedrettin Uşaklı
1904 Uşak - 24 Şubat 1946 İstanbul
Mülkiye Mektebi'ni bitirdi. Ünye, Manavgat, Şavşat ve
Edremit'te
kaymakamlık yaptı. 1943'te Kütahya milletvekili seçildi.
"Anadolu Şairi"
olarak nitelendirilen Uşaklı, şekil olarak hececilere bağlı
görünürse de özde
onlardan ayrılan lirik bir şairdir. Şiirlerinde gurbet
duygularını, çocukluk
anılarını ve yurt güzelliklerini anlattı. En çok işlediği
temalardan biri de denizdir.
ŞİİR KİTAPLARI
Deniz Sarhoşları (1926, 1929), Yayla Dumanı (1934),
Sarıkız Mermerleri (1940), Bütün Eserleri (1988)
DENİZDE AKŞAM
Akşamı süzme, deniz,
Renginden gözüm yandı!
Koydaki alevden iz,
Gönlümde halkalandı!...
Sanki ufkun ateşi
İnce derdimin eşi...
Ruhum, solan güneşi
Gurbetin gülü sandı!.
(Yayla Dumanı)
KİM BİLİR?
Güneşle beraber söndüğüm akşam
Ağlayacak hangi rüzgâr kim bilir?
Mermer bir heykele döndüğüm akşam
Baş ucumda kimler yanar, kim bilir?
Her yanında yanık bülbüller öten
Bahçelerden bir gün sessiz geçerken,
Tabutumu yeşil dallar içinden
Seyredecek hangi bahar, kim bilir?
"Nerde bizi candan seven o yolcu?
Niçin türkülere aksetmez oldu?"
Diyerek ruhuna çam kokusunu,
Yollayacak hangi dağlar, kim bilir?
O yıl güllerimi kimler derecek?
Bağımda üzümler nasıl erecek?
Bana en son yudum suyu verecek
Hangi pınar, hangi pınar, kim bilir?
(Yayla Dumanı)
DENİZ HASRETİ
Gözümde bir damla su deniz olup taşıyor,
Çöllerde kalmış gibi yanıyor, yanıyorum.
Bütün gemicilerin ruhu bende yaşıyor;
Başımdaki gökleri bir deniz sanıyorum.
Nasıl yaşıyacağım ey deniz, senden uzak?..
Yanıp sönüyor gibi gözlerimde fenerin!..
Uyuyor mu limanda her gece sallanarak,
Altundan çivilerle çakılmış gemilerin?..
Sevmiyorum suyunda yıkanmamış rüzgârı;
Dalgaların gözümde tütüyor mavi, yeşil..
İçimi güldürmüyor sensiz ay ışıkları;
Ufkundan yükselmiyen güneşler güneş değil!
Bir gün nehirler gibi çağlıyarak derinden
Dağlardan, ormanlardan sana akacak mıyım?
Ey deniz, şöyle bir gün sana bakacak mıyım,
Elma bahçelerinden, fındık bahçelerinden?..
(Yayla
Dumanı)
EFENİN BAYRAMI
Eğilmez başın gibi,
Gökler bulutlu efem!
Dağlar yoldaşın gibi;
Sana ne mutlu efem!
Oyna, yansın cepkenin;
Yansın güneşten tenin!
Gün senin, şenlik senin;
Bayramın kutlu efem!..
(Yayla Dumanı)