Rıza
Tevfik Bölükbaşı
7 Ocak 1869 Edirne - 29 Aralık 1949 İstanbul
Tıbbiye Mektebi’ni bitirdi. Mütareke yıllarında Maarif
Nazırlığı, Devlet Şûrası
reisliği yaptı. Damat Ferit hükûmetinin baştemsilcisi
olarak Sevr Antlaşması’nı
(10 Ağustos 1920) imzaladı. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra
yurtdışına kaçtı. 1943'te
aftan yararlanarak yurda döndü. Felsefenin yaygınlaşması
ve ders olarak okutulması
yolundaki çabalarıyla tanındı. Önceleri aruz, daha sonra
hece vezniyle yazdı. Halk
şiiri geleneğine bağlı koşma ve nefesler yanısıra
felsefe dersleri ve estetik üzerine
kitaplar yazdı.
ŞİİR KİTAPLARI
Serâb-ı Ömrüm (Tüm şiirleri; 1934, 1949)
Uçun KuŞlar
Sevgili oğlum Mehmed Said'e
Uçun kuşlar uçun!.. Doğduğum yere;
Şimdi dağlarında mor sünbül vardır.
Ormanlar koynunda, bir serin dere,
Dikenler içinde sarı gül vardır.
O çay ağır akar yorgun mu bilmem?
Mehtabı hasta mı, solgun mu bilmem?
Yaslı gelin gibi mahzun mu bilmem?
Yüce dağ başında siyah tül vardır.
Orda geçti benim güzel günlerim,
O demleri anıp bu gün inlerim;
Destân i ömrümü okur dinlerim
İçimde oralı bir bülbül vardır.
Uçun kuşlar uçun! Burda vefa yok!
Öyle akar sular, öyle havâ yok!
Feryâdıma karşı aks i sadâ yok!
Bu yangın yerinde soğuk kül vardır.
Hey Rıza, kederin başından aşkın,
Bitip tükenmiyor elem i aşkın,
Sende -deryâ gibi- dâimâ taşkın,
Dâimâ çalkanır bir gönül vardır!
(Serâb-ı Ömrüm)
Dİlek
Dilerim ki fânî dünyâda kimse
Ömrünü mihnetle telef etmesin.
Fakat kâmil adam olmak isterse,
Elem çektiğine esef etmesin.
(Serâb-ı Ömrüm)
Göz ÂŞİNÂLIĞI
İsmini bilmezdim, fakat tanırdım:
Ne yosma bir çiçek takışı vardı!
Kızıl saçlarını ateş sanırdım:
Güneş nûru gibi yakışı vardı.
Öyledir, gün, şafak söktüğü zaman
-Göllere gölgeler çöktüğü zaman!-
Saçını çözüp de döktüğü zaman
Dalga dalga düşüp akışı vardı.
Hüsnünde bir edâ var ki âsıydı.
Beni harâb eden o edâsıydı;
Sevdâlı gönlümün aşinâsıydı
Yüzüme bir şirin bakışı vardı.
(Serâb-ı Ömrüm)