27 Mayıs 2012 Pazar
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Tahsin Saraç

 

 1930 Muş - 29 Haziran 1989 İstanbul

Gazi Eğitim Enstitüsü’nü bitirdikten sonra Paris’e gitti. Dönüşünde, bitirdiği

okulda öğretmenlik yaptı. Varlık ve Türk Dili dergilerinde yayımladığı şiirleriyle

tanındı. Fransızcadan dilimize çevirilerinin yanı sıra Türkçeden Fransızcaya

pek çok çevirileri vardır. 1970’te TRT şiir ödülünü kazandı.

 

ŞİİR KİTAPLARI

Bir Ölümsüz Yalnızlık (1965), Güneş Kavgası (1968), Direnmeler (1973),

Güvercin Kasapları (1978), Bir Sevgiyi Görüntüleme (1980), Toplu Şiirler (1986)

İÇERDEN IŞIYABİLMEK

            Senin gözlerin mavi

            Nerden ve ne sürem baksan

            Yıkanır göğün çividi.

 

Bir filinta genç asılmış gibi acılı bir gece

Bir dağ ozan öldürülmüş gibi allak bullak.

            Kanara kaçkını bir susku

            Uyusam, kirlenecek uyku.

 

Ve yakılmış kitap külü döküklüğünde bir duygu

Çiçek ezmiş pis bir pabuç gibi umursamaz, kör.

            Işığın kötücül bir uru

            Lamba, bir en deligöz namlu.

 

Duvar delen bir bungunluk, ama içim yeşil başak

Bin demire baskın işte benim evrensığmazlığım.

            Ak bir alın, silen korkuyu

            Bir sevgi, ışıyan tan boyu.

 

            Senin gözlerin kara

            Nerden ve ne sürem baksan

            Yıldız ağar karanlığa.

(Güvercin Kasapları)

 

 

GÖK GÖK OLALI TANIK

Gök gök olalı tanık, yer yer olalı

Çizmiş soluk bir açlığı, yazgısına, toprağa

Kara saban ardında çökük omuz, bükük bel.

 

Gök gök olalı tanık, yer yer olalı

Vurmuş alıcı kuş hep güvercin yürekleri

Ve tam başlanacakken sevi: bir karayel.

 

Gök gök olalı tanık, yer yer olalı

Dokunmuş hep aynı kan, aynı açlık, aynı kıyım

Çağlar gergefinde; ne mekik değişmiş, ne el.

       (Güneş Kavgası)

 

 

ÇİÇEK KARANLIĞINA TÜNEYEN SEVGİ

Gülümser

Acının hep kaynayan kıyısında

Küllenmiş ateş gözü

Soy mutluluğun.

 

Tüner

Çiçek karanlığına

O ürkek sevgi

Sarı kaçışmasından yellerin

Akşam üstleri.

 

Solur

Bir gel-git arası yaşam

Bir sevinç, bugünde dün

Ve sonra sayrılıklar

O uşağı ölümün.

 

Yaz dönümü bir sıcaklıkta

Sen suskunluğun ata-anası

Bakar yüreğin gök gök

Geceme

Yıldız alacası.

                                        (Direnmeler)

 

 

 

BOĞUNTU

Bıkmaz mı

Dağlar oturmaktan, sular akmaktan

Ve güneş her gün doğrulup aynı yöne

Doğudan doğup batıdan batmaktan?

 

Bıkmaz mı

Kara, kara olmaktan; ak, ak;

Hep nane mi kokacak nane çiçeği

Konuşmayacak mı hiç şu kayalar

Evlerde mi oturacağız hep böyle

Ayağımız kesilmeyecek mi topraktan?

 

Bıkmaz mı

Anlamsızlıktan şu sonsuzluk

Gizi çözülmeyecek mi oluşun

Hiç mi bilinmeyecek şu evren

Yıldızlar sırıtacak mı hep uzaktan?

 

Bıkmaz mı, ama hiç bıkmaz mı

Yaratan, yaratılan aynı kalmaktan?

(Bir Ölümsüz Yalnızlık)

 

 

BİLGEMSİ

Ağıp gitmiş yıldızlardan bir anı-su

Sevinç sevinç kutlanan her yıldönümü.

 

Acıyı daha bir mayalandırır

Doğmuşsa kişi bir temmuz günü.

 

Sevmek ölüşmektir bir özge benle

Büyütür tanrısalı kişi öldü mü.

 

Direnmek solumakta evrene karşın

Dirimdeki gizilgüç, tükenmez gömü.

 

Vermenin erdemi kesilir yürek

Görücek bir kez parçada tümü.

 

Öyle bir sessizlikte sönmeliyim ki

Toprak bile duymamalı gömüldüğümü.

(Direnmeler)

 

 

KARŞIYAKA’NIN ÜÇ GÜLÜ

Asılmış bir al umuttan

Karagücün korku dalında

Şu can topraktaki üç fidan ölü.

Ve artık ölmezliğin son boyutundan

Göverir yeşil bahar yağmurlarında

Denizgülü, Yusufgülü, Hüseyingülü

 

                        Ölümdür kimileyin kavganın tek ödülü.

 

Kan çiçeği sökünü arkalarından...

Açmış böğrünü hepsine ana sıcaklığında

Devrimin kankalesi Karşıyaka gömütlüğü

Ve gençlik günlerine doymamışlık dağından

Bakar, alınlar mavide ve göğüs hep namluda

Gezmişgülü, Aslangülü, İnangülü

 

                        İnanç bir deliçay ki yeşertir bir gün çölü.

 

                                                    Karşıyakanın üç gülü

                                                    Yürek dalıma gömülü

                                                    Karşıyakanın üç gülü

                                                    Tüm kançiçekleriyle

                                                    Göz pınarıma gömülü.

(Güvercin Kasapları)

 

 

 

GECELER GÜZELLİĞİNDEN GELDİN

Yaz çıplağı dallarıma

Bir çağla yeşilinden geldin.

 

Kırk gözeli pınarlarda yıkanmış

O dirilten Kafkas yelinden geldin.

 

Yalnızlığıma konukladım seni

Geceler güzelliğinden geldin.

 

Bir fırtınakuşu gibi canözüme

Bin sevgi iliğinden geldin.

 

Bakışın kaç evren ışıltısında

Sanki yıldız selinden geldin.

Göğüm genişledi aha, kanım allandı

                        Sen geldin

Ama bir sen bir sen geldin.

(Güvercin Kasapları)

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


5108 - unknown - 38.107.179.240