Tevfik
Akdağ
29 Şubat 1932 İzmir - 28 Eylül 1993 İstanbul
Ortaöğrenimini İzmir İnönü Lisesi’nde, yükseköğrenimini
Siyasal
Bilgiler Fakültesi’nde tamamladı. Askerlik görevinden
sonra
İstanbul’da bir bankada müfettiş olarak çalıştı. İlk
şiirlerini
Mülkiye, Türk Dili, Varlık, Yeditepe; daha sonra Pazar
Postası,
Yelken, Ataç, Papirüs dergilerinde yazdı. Kısa süre
Ankara’da
“Şimdilik” adlı bir dergi yayımladı.
ŞİİR KİTAPLARI
Lacivert Kanatlı Bir Kuştur Gece (1968), Çıplak ve
Sevinçle (1977),
Eski İnsan Sözleri (1990), Kıpırda Ey Aydınlık (Bütün
şiirleri, 1994)
GEVŞEK MAVİ KIRAVATLI
Atlas bıyıklarını bırakmış
Kanunsuz korsan yelkenleri gibi
Yüzünün esmer denizine
Kordon I. de Rum sokağında
Yeni zamanların delimsirek bir delikanlısı
Sorulursa gençliğini yaşıyor
Büyük bir haşmetle
Hazır yemekleriyle kendi bunluk devrinin
Elinde tütün asâ gibi bir cıgarayla
İspirtolu içkilerle frenk biçimi
Arada bir kendini kandırıyor
Yüzyılının yeni bir huyuna göre
Afyonlu filmlerinde bağırgan sinemaların
Cikletli yorgun ağızlı bir karış
Efendi dünyayı umursamıyan
Fikrinde elli sekiz üslûbuyla kadınlar
Son şekliyle amore françeska
Gidip gidip hep bu şehre geliyor
Yoğun yoksullu eski Grek şehrine
Ve eski bir tramvay durağından boyuna
Büyük gelirli yurtdaşları seyrediyor.
KÜÇÜK HABERCİLER
Şairler küçük hırçın habercilerdir
Gelirler aramak için yaşamın özünü
Her çizgisindedirler coğrafyanın
Kurarlar iç denizlerinde duygu adalarını
Sesleri ayrıdır müzik araçları gibi
Aldırmazlar anlaşılmasalar da çalarlar çalgılarını
Vücutları yoktur gerçekte
Sözcüklerle giyindikleri
Dili kazarlar durmadan
Bulmak için sevginin gizini
Ruhun en eski bilginidirler
Dizelerin dibinde yoğunlaştırırlar maddenin bu işlevini
Kimi kez gözlerini ayrıntı kamaştırdığından
Görmez olurlar bütünün düzenini
Bilinçleri uyanıktır bakışları uyuduğunda
İlk sorandırlar yeni nedenleri
Ne düş kırıklığına uğrarlar bulamadıklarında
Ne aramadan usanırlar gerçeğin izini
Ve insana inanırlar en güzeli
Getirdikleri bunca kitaptan belli değil mi
SOĞUK DOĞRUNUN ÜRPERTİSİ
“Nasıl ki güneş her gün hem eskidir
hem yeni
Sevgim de yeni baştan söyler her
söyleneni”
Shakespeare
Ey uzaklardan
Duygularımı taşıran öznem
Sevgimi bağışla bana
Bırak ne olur
Bırak onu kuralların dışına
Uçsun kanatlanıp korkmadan
Ne yasa ne gelenek
Bırak yaşasın şiirini
Töre tanımadan
Bil ki ey öznem
Baştan çıkaran beni
Aslında senin güzelliğindir
Ve çıldırtan da
Ağırbaşlılığınla
Bulunmaz onurun
Ve bil ki sana olan bu tutkum
Yakın derinliklerde saklı
Bir soğuk ürpertisidir doğrunun