Yusuf Ziya Ortaç
23 Nisan 1895 İstanbul - 11 Mart 1967
Vefa İdadisi’ni bitirdi. İzmit'te ve İstanbul'da
öğretmenlik yaptı.
1923'ten sonra Orhan Seyfi Orhon'la Akbaba adlı mizah
dergisini
yayınladı. 1946-50 yılları arasında Ordu milletvekilliği
yaptı.
Türk Yurdu, Servet-i Fünun, Şair ve İnci gibi dergilerde
yazdı.
Edebiyat tarihlerine Hecenin Beş Şairi'nden biri olarak
geçen Ortaç,
şiirden çok düzyazı ve mizah türündeki yazı ve
fıkralarıyla ün kazandı.
ŞİİR KİTAPLARI
Akından Akına (1916), Cenk Ufukları (1917), Âşıklar Yolu
(1919),
Yanardağ (1928), Kuş Cıvıltıları (Çocuk şiirleri, 1938),
Bir Rüzgâr Esti (1962)
SON ARZU
Siyah uzun saçların beyazlandığı zaman,
Aşkımızın şahidi olan yollarda gezin...
Yıllarca seni candan seven bu âşığı an,
Bir sonbahar yaprağı gibi solunca benzin...
Ey güzel, işte o gün sana en son hediye
Gönderdiğim bu şiiri oku da yavaş yavaş,
Ağla: Ben bu şairi pek çok ağlattım diye,
Ruhumu sevindirsin o bir iki damla yaş...
Köyün mezarlığından geçersen bir gün eğer
Bir kaç dakika durup bak yosunlu taşlara;
Görürsen etrafını otlar bürümüş bir yer,
Ta yanına yaklaşıp benim adımı ara...
Sonra, bırak göğsüne taktığın beyaz gülü,
Bari kabrinde gülsün bu bahtı siyah ölü.
(Yanardağ)
ANAHTAR
-1-
Bulsam, bir sihirli anahtar bulsam,
Açsam göğün mavi kapılarını.
Bir samanyolundan geçip dolaşsam
Yıldızların altın yapılarını!
Dolansa boynuma ışıktan kollar,
Açsa esrarını gök perde perde:
Kaybolan sesleri duysam yeniden,
Kaybolan yüzleri görsem göklerde!..
-2-
Bulsam, bir sihirli anahtar bulsam,
Toprak kilidini açsam dünyanın,
Çözsem düğüm düğüm muammasını
Ölüm denen sonsuz, büyük rüyanın!
Gelse bahçe bahçe mevsimler dile,
Ağaçlar, çiçekler konuşsa biraz:
Kimdir şu dallarda kızıl gülleri
Böyle alev alev yakan sihirbaz!
Bulsam, bir sihirli anahtar bulsam,
Ne yıldızlar için, ne güller için!
Alnı eşiğinde bekleyenlere
Açılmak bilmeyen gönüller için!