27 Mayıs 2012 Pazar
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

MÜNİH 1900–2000

 

ENİ ALMAN MİMARİSİ

BÜTÜNLEŞEN ÜLKEDE ÇAĞDAŞ TASARIM

 

Sovyet bloğunun yıkılışının en önemli sonuçlarından biri de Almanya’nın İkinci Dünya Savaşı’nın ardından gündeme gelen ikiye bölünmüşlüğünün giderilmesi oldu. Uzlaşmaz gibi gözüken iki rejim, iki dünya görüşü, iki fiziksel çevre kavrayışı ve iki tasarım anlayışı, Doğu’nun tasfiyesi ile hızlı bir biçimde sorun olmaktan çıktılar. Batı’daki sistem ülkenin bütününü kapsar hale geldi. Bugün hala sokakta dolaşırken bir eski Doğu Alman’ı Batılı’dan ayırdetme olanağı varsa da, bütünleşme oldukça kazasız belasız atlatılmış gözüküyor. Ancak, onun kadar kolay atlatılamayan bir şey var. Ülke Nazi rejiminin ve İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı travmanın sonuçlarından kendini sıyırabilmiş değil. Bu, her yerden çok mimarlık alanında kendini gösteriyor. 1933’e kadar yeryüzünün en aktif mimari düşünce ve tasarım üretimi odaklarından biri, belki de birincisi olan ülke, artık dünya sahnesinde epeyi mütevazı bir rolle yetinmek durumunda. Bir zamanlar Mies van der Rohe’yi, Gropius’u, Mendelsohn’u yetiştiren, Bauhaus’u, Werkbund’u kuran ülke şimdilerde çok farklı bir mimar ve kurum profili tanımlıyor.

 

Almanya’nın mimari ilginçliğini yitirmesi, kuşkusuz gelecek kuşakları meşgul etmeyi sürdürecek kadar önemli. Ancak, bugün de kimi çözümlemelere girişme olanağı var. Öncelikle, Almanya’nın geç 19. ve erken 20. yüzyılını ilginç kılan şeyin Modernite ile kurulmuş çok gerilimli bir ilişki olduğunu, ya da Alman modernleşmesinin çok gerilimli yaşanmış bir süreç sayılabileceğini belirtmek gerekiyor. Alman düşüncesi, felsefeden sosyal bilimlere, gündelik politikadan mimarlığa kadar, hemen her alanda modernleşmenin getirdiklerini bir yandan dolu dolu ve hızlı yaşamış, öte yandan da onun yarattığı çarpıcı değişim karşısında diğer Avrupa ülkelerinden daha fazla irkilmiş, tepki vermiştir. Toplumsal zihni, yüksek tempolu “de facto” modernleşme ile onu umutsuzca “ehlileştirme”ye çalışan çeşitli entelektüel saplantılarda kutuplaşan bu ülkenin, sonuçta, en kapsamlı Modernite eleştirilerini (örneğin, Nietzsche ve Adorno’yu) olduğu gibi, Modernite’yi Modernite’nin içinden giderek tahrip etmeye yönelik Faşizm’i de üretmesinde şaşılacak bir taraf olmamalıdır.

 

Geç 19. ve erken 20. yüzyıl Alman mimarisini ilginç ve verimli kılan da bu ikilemlerdir. Bu ikilemler, 1910’larda saf biçimsel, adeta empatik olarak kavranan bir mimarlığın savunusunu yapan Bruno Taut’ta, bir zamanlar Gotik katedralin temsil ettiği tümel sanat yapıtını yeniden varetmenin peşindeki Ekspresyonistler’de, onların karşısında mimarlığın bir biçim yaratma sorunu olduğunu tartışmayı bile reddeden Mies’te, ona karşıt yönelimiyle bilimsel tasarımın peşindeki Hannes Meyer’de, tam öteki uçta Modernizm’in yeminli düşmanı Schultze-Naumburg’da ve daha nicelerinin söylem ve ürünlerinde somutlaşmıştır. Nazi iktidarı ve büyük savaş, Hitler’in deyişiyle, Almanya’nın çok huzursuz geçen 19. yüzyılını kapatmışlardır. Gerilimler ızdıraplı bir biçimde giderilmiştir. Ülke entelektüel potansiyelinin yaratıcılarının kaydadeğer bir kesimini özellikle ABD’ye kaçırmıştır. Ancak, asıl önemlisi, Almanya’nın da tıpkı İngiltere ve Fransa gibi modernleşmenin erken dönemlerine özgü şaşkınlığını üzerinden atmış oluşudur. Dolayısıyla, bugünün Almanya’sı entelektüel basıncı düşmüş, sükunet içinde ve tuzu kuru bir Avrupa ülkesidir. Öyle olunca, mimarlık adına yapılanlar da gelişmiş bir ülkenin olağan hizmet sunum örüntülerinden başka birşeyi örneklemez oluyor. Yani, Almanya’nın artık bir tarafta, “corporate” ölçekli mimarlık grupları, öte tarafta da temiz iş yapan orta ve küçük boy hizmet üreticileri var. Bunlarsa, olsa olsa sektörel istatistikler kadar ilginçler.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


6386 - unknown - 38.107.179.238