Hastalığın
tedavisi
İlaç tedavisinin yanısıra aile ve bakıcıların eğitimi,
Alzheimer hastalığı merkezleri ile ilişkinin kurulması, olumlu sonuçlar
alınabilmesi bakımından çok önemlidir.
Son yirmi-otuz yılda, Alzheimer hastalığının yaşlılığın
doğal bir parçası olmadığı, kişide yetersizlik ve toplum için önemli sosyal
problemler yarattığı kabul edilmiştir. Hastalığın tedavisi bundan sonra hız
kazanmıştır. Birçok tedavi yöntemi mevcuttur. Bunlar hastalığın
düzeltilmesinden çok, hastalığın ilerleme hızını yavaşlatacak, kişide bağımsız
yaşayamama durumunun oluşmasını engelleyecek ya da geciktirecek, hastalıkla
ilişkili olarak ortaya çıkabilecek sıkıntı, huzursuzluk, saldırganlık,
depresyon, halüsinasyon, hezeyan gibi durumları düzeltebilecek yöntemlerdir. Anlaşılabileceği
gibi tedavinin en önemli stratejisi erken tanı ve erken tedavidir.
Hasta yakınları
Birçok Alzheimer hastasının bakım sorumluluğu
yakınlarındadır. Eşleri, çocukları, torunları, bazen arkadaşları bu sorumluluğu
üstlenirler. Alzheimer hastalığı konusunda yeterince bilgilendirilmemiş,
oluşabilecek sorunlarla mücadele etme konusunda bilgisiz ve deneyimsiz
bakıcılar büyük bir stres altında kalırlar. Bir araştırmaya göre Alzheimer
hastalarının bakımından sorumlu bireylerde toplumun geneline göre depresyonun %
54, sıkıntı, huzursuzluk, öfke gibi yakınmaların % 67 oranında fazla olduğu
gözlenmiştir.

"George ve Mary Ellen’in komşuları onların yaşamının
gün geçtikce nasıl zorlaştığını izleyebiliyorlardı. Bir sabah gazetenin kapıdan
alınmamış olduğunu fark ettiler. Endişelenerek kapıyı çaldılar. Açan olmadı.
Kapı kilitli değildi. Açıp içeri girdiler. George koridorda telefonun yanında
uzanmış yatıyordu. Mary Ellen piyanonun başına oturmuş ahenksiz melodiler
çalıyordu. Komşuları ambulans çağırdılar. Mary Ellen’in kızlarına haber
verdiler. George bir kalp krizi geçirmişti. Hastanede bir süre yatmak zorunda
kaldı. Onun hastanede yattığı süre ve sonrasındaki iki ay boyunca bir kızı
onlarla beraber kaldı. Kızları öncelikle haftada bir kez evi temizlemeye
gelecek bir kişi ile, her öğün evlere servis yapan bir yemek servisi ile
anlaştı. Anne ve babasının devam ettiği kilise ile görüştü. Yaşlılara yönelik
haftanın beş günü hizmet veren bir program olduğunu öğrendi. Annesinin bu
programa kabul edilmesini sağladı. Her sabah bir minibüs annesini alıyor ve
akşamüstü geç saatlerde geri getiriyordu. George’un rahatsızlığı süratle
düzeldi. Artık sürekli hissettiği huzursuzluk ve sıkıntı hissi de kaybolmuştu.
Tekrar yazmaya başladı. Mary Ellen ile birlikte uzun süredir ayrı kaldıkları
sosyal yaşantılarına, arkadaş çevrelerine geri döndüler. George, Mary Ellen’in
rahatsızlığının zaman içinde daha da ilerleyebileceğini, onun için bir bakım
evini araştırmak zorunda kalabileceğini biliyor, ancak bu durumun gecikmesini
umuyordu."

Hastanın yaşamını kolaylaştırmak
Alzheimer hastaları için önemli konulardan biri de çevrenin
düzenlenmesidir. Çevre onlara kolaylık sağlayacak, detaylardan arındırılmış
objelerden oluşturulmalıdır. Takılıp düşebilecekleri eşyalar, kaymalarına neden
olabilecek parça halılar ortadan kaldırılmalıdır. Hastalar geceleri, karanlıkta
huzursuz olabilirler. Yer ile ilgili yargıları bozulabilir, örneğin; yaşadığı
yer ona yabancı gelebilir. Gündüz kolayca bulduğu tuvaletin, mutfağın yerini
bulamayabilir. Eşyaları karanlıkta yabancı, rahatsız edici, tehdit edici
objeler olarak algılayabilir. Odasının, koridor ve tuvalet gibi hastanın gece
kullandığı alanların yeterli aydınlatılması gerekebilir. Değişiklikten rahatsız
olurlar. Odalarındaki eşyaların yerlerinin değiştirilmesi, ortama yabancılaşma
duygusu ve huzursuzluk meydana getirebilir. Bu nedenle sık eşya ve ortam
değişiklikleri yapılmamalıdır.