Sık
sorulan sorular
Ailesel Alzheimer hastalığı Alzheimer hastalarının çok
küçük bir grubunu oluşturmaktadır.
Çocuklarım Alzheimer hastası olacak mı?
Alzheimer hastalığında genetik bir yatkınlığın olduğu kabul
edilmektedir. Bu ailenin diğer fertlerinde, sonraki kuşaklarda Alzheimer
hastalığı ortaya çıkacağı anlamını taşımamaktadır. Ailesinde Alzheimer
hastalığı olanlarda ileri yaşlarda Alzheimer hastalığı ortaya çıkma riski,
olmayanlara göre sadece % 1 dir. Bunun bazı istisnaları vardır. Bazı ailelerde Alzheimer
hastalığı birçok kuşakta birden çok kişide ortaya çıkmaktadır. Ailesel
Alzheimer hastalığı denen bu hasta grubunun çocuklarında, ileri yaşlarda
hastalık ortaya çıkma riski % 50’ye yaklaşır. Bu ailelerde hastalık genellikle
60 yaş altında başlar.
Alzheimer hastalığının tedavisi var mı?
Bugün için Alzheimer hastalığını tam olarak tedavi edebilen
ya da ilerlemesini durduran bir yöntem yoktur. Hastalığın ilerlemesini
yavaşlatmak, erken ve orta Alzheimer hastalığı dönemlerinde hastalıkla ilgili
bazı bulgularda kısmi düzelmeler sağlamak mümkündür.
Bu kitabın içeriğinde tedavilerden ayrıntılı olarak
bahsedilmiştir.
Hastalığın tam olarak tedavisi ve ilerleyişin durdurulmasına
yönelik umut vaat eden çalışmalar vardır.
Alzheimer hastalığından korunulabilir mi?
Alzheimer hastalığının nedenleri tam olarak
anlaşılamadığından kesin olarak koruyuculuğu kanıtlanmış bir ilaç ya da yöntem
yoktur. Bu kitapta hastalığın risk faktörlerinden bahsedilmiştir. Alkol ve
tütün kullanımı dışında çoğunluğu engellenebilir faktörler değildir. Kadınlarda
östrojenlerin kısmen koruyucu olduğu, non-steroid anti-inflamatuvarlar
(antiromatizmal ilaçlar)’dan bazılarının ve antioksidanların koruyucu
olabileceği öne sürülmüştür. Fakat yine de bu son iki grup ilacın Alzheimer
hastalığı gelişimini azalttıklarına dair kesin kanıtlar yoktur.
Babam çok öfkeli ve kızgın oldu. Ne yapabilirim?
Hastalığın belirli dönemlerinde hastalarda sıkıntı,
huzursuzluk, öfke, saldırganlık davranışları görülebilir. Bu dönemler sıklıkla
geçicidir. Öncelikle onda bu duygu ve davranışlara neden olan şeyleri
keşfetmeye çalışın. Örneğin yıkanırken yardıma ihtiyaç duyuyor ya da duştan
rahatsız oluyordur. Bunu öfke şeklinde belli edebilir. Ya da çevresinde olan
biteni kavrayamıyor hatta kendisinin anlayamadığı bu olaylardan zarar
görebileceği hissine kapılıyordur. Ya da acıkmıştır, tuvalete gitme ihtiyacı
duyuyordur, ifade edemiyordur. Bazen kabızlık ya da idrar yolu enfeksiyonu
nedeni ile hissettiği ağrı onu huzursuz eder. Bu sorunların halledilmesi ile
genellikle hastadaki davranış değişikliği de düzelir. Davranış sorunlarının
devam etmesi durumunda doktorundan yardım isteyiniz. Çeşitli ilaçlar ile bu
sorunlar çözümlenebilmektedir.
Alzheimer hastalarının uygulaması gereken bir diyet var
mı?
Alzheimer hastalığı diyet uygulamasını gerektirecek bir
hastalık değildir. Hastaların beden sağlıklarını korumak için dengeli ve
yeterli beslenmeleri önemlidir.

Alzheimer hastalığı hakkında birçok soru aklınıza gelebilir.
Bu konuda başvurabileceğiniz çok sayıda
kaynak var ancak önemli olan bu kaynaklardan konunun
uzmanı olan kişiler tarafından hazırlanmış
olanların seçilmesi ve hastalık durumunda bir doktorla bağlantıya
geçerek bu bilgilerin kullanılmasıdır.
Alzheimer hastalığının habercisi 10 belirtiye dikkat!
1- Günlük yaşam işlevlerini engelleyecek düzeyde
bellek kaybı
2- Günlük yaşam işlevlerini yerine getirmede zorluk
çekme
3- Basit kelimeleri bulmada güçlük çekme
4- Zaman ve mekanları karıştırma
5- Yargıya varma ve karar vermede güçlük çekme
6- Pratik düşünme becerisinde güçlük çekme
7- Sık kullanılan eşyaları yanlış yere koyma
8- Ruh hali ve davranışlarda değişiklik gösterme
9- Kişilik değişiklikleri gösterme
10- Alışılagelmiş işler ve sorumluluklardan kaçma
DİKKAT!
Altmışlarındaydı. Sağlıklıydı. Ama hafızasının eskisi kadar
iyi olmadığını hissediyordu. Çok sık olarak kelimeler dilinin ucuna geliyor,
ancak bir türlü kelimeleri hatırlayamıyordu. Hesap öderken hatalar yapıyordu.
İşlerini karıştırıyordu. Çok sinirli olmuştu.
Kendinizde ya da bir yakınınızda bu belirtilerden bir ya da
birkaçını fark ettiyseniz vakit geçirmeden bir nörolog ya da psikiyatriste
başvurunuz.