27 Mayıs 2012 Pazar
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

MİLANO 1900-2000

 

MİLANO 1900-2000 İtalya’da çağdaş mimarlık için gerçekten anlamı ve geniş birikimi olan bir tek kentin adı verilmek istense, bu Milano olacaktır. Roma, Floransa, Venedik, Napoli gibi kentler merkezlerinde 19. yüzyıl ve öncesine ait yapı birikiminin ağırlıklı olduğu, çağdaş yapıların az sayıda bulunduğu yerleşmelerdir. Bunlarda çağdaş yapılar çoğunlukla kentin saçaklarında konumlanır ve dağınıktır. Oysa Milano 20. yüzyılın tüm dönemlerini aynı yoğunluk ve ilginçlikte yapılarla temsil eder. Bunun nedeni, belki de kentin İtalya’nın gerçek başkenti oluşudur. Ülkenin en kalabalık metropolü burasıdır. Endüstriyel birikimi en geniş kent, İtalya’nın finans merkezi, moda merkezi, basın-yayın merkezi ve hatta öğretim merkezi de burası sayılmalıdır. Eskiden beri burası sağlam bir burjuvaziyi barındırır. Ama, öte yandan, 1968 olayları bile İtalya’da bu kentte başlamıştır. Çünkü, kentin güçlü bir sol geleneği de vardır. Özetle, Milano İtalya’nın metropol çeşitliliği içeren tek yeridir muhtemelen.

 

Kentin 20. yüzyıldaki mimarlık serüveni 1900’lerde Art Nouveau’nun İtalya versiyonu olan Stile Liberty ile başlar. Kentin merkez kesimi çok sayıda bu üslupta apartman içerir. Merkez garı bile bir Stile Liberty binasıdır. Sonraki iki onyıl İtalya’nın her yeri gibi mimari açıdan bir kararsızlık dönemidir. Bu aralıkta cephe bezemesinin giderek minimize olduğu gözlemlenir. 1930’larda tasarımsal üretkenlik artar ve ikili bir yönelim yapılanması ortaya çıkar. Bir tarafta Muzio gibi muhafazakar eğilimli mimarların temsil ettiği değerler vardır. Bunlar yalın bir bezeme repertuarıyla çalışır, geleneği sürdürme iddiası taşırlar.

 

Öte yandan Gruppo 7’nin temsil ettiği Modernist çizgideki Rasyonalist mimarlar Avrupa anadamarına katılırlar. Bunlardan biri olan ve İtalya’nın iki savaş arasındaki en önemli mimarı sayılan Terragni çoğu ürününü bu kentte vermiştir. Ancak, aynı yıllarda Faşist eğilimleri daha iyi yansıttığı düşünülebilecek anıtsal bir tarihselcilik gösteren Milano yapıları da vardır.

 

İkinci Dünya Savaşı sonrasında da Milano İtalyan kalkınma mucizesinden en yüksek payı alan kent olur. Mimarlık alanında en üretken kent odur. İtalya’nın en etkili mimarlık dergileri, örneğin Casabella burada yayımlanır. En etkili mimarlık okulu Milano Politekniği de buradadır. Sonraki kuşağın en önemli adları, örneğin Rossi buradan mezun olacaktır. Gio Ponti, Ettore Sottsass bu kentte çalışır. Dolayısıyla, savaş sonrasının en ilginç ve ses getiren yapıları da burada inşa edilir. 1950’ler Torre Velasca ve Pirelli gökdeleni gibi dünya ölçüsünde önemsenmiş yapılara tanıklık eder. Kent merkezi ise daha yirmi yıl boyunca, yalınlaştırılmış bir anıtsal tarihselcilikle tasarlanmış yapılarla inşa edilmeyi sürdürecektir. Fakat, dünyanın ilk Brütalist yapılarından biri olan Marcchiandi Enstitüsü de aynı kentte inşa edilecektir. Ardından Postmodernizm İtalya’da en çok burada uygulanacaktır. Rossi burada çalışıp öğretim üyeliği yapacaktır. Özetle, alabildiğine dağınık ve zor kavranır gözüken İtalyan çağdaş mimarlık manzarası hakkında fikir sahibi olmak için en iyi başlangıç noktası hala Milano’dur.   

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


7068 - unknown - 38.107.179.237