
Lenin Mozolesi
KIZIL MEYDAN
MİMAR A.V. ŞÇUSEV 1924-1930
1924 Ocak’ında, Vlademir İlyiç Lenin’in ölümünden kısa bir
süre sonra, mütevazi ahşap bir mozole Sovyet halkının saygılarını sunması için
hazırlanmıştı. Bu oldukça alçak, kademelendirilmiş piramidal hacme sahip gri
küp, Kremlin Duvarı’nın altında, 1917’de devrimin patlak verdiği alana çok
yakın bir yere konumlandırıldı. Binanın konumunu aynı zamanda, bakanlar
konseyinden Senato Kulesi’ne uzanan çapraz aks belirliyordu.
Ailesi Lenin’in gömülmesini istiyordu, fakat bu talep göz
ardı edilerek 1924 baharında bina genişletildi. Önceliyle aynı prensipleri
taşıyan yeni yapının, mumyalanarak korunan Lenin’in hatırasını en iyi şekilde
yaşatacak çağdaş bir anıt olması hedefleniyordu. Yapı son haline 1930’da Kızıl
Meydan’ın yenilendiği döneme de denk gelen bir zamanda getirildi. Bu yenileme,
mozolenin karşı kıyısında yer alan standların yeniden konumlandırılması,
meydanın sonunda yer alan eski binaların yıkılması, Minin ve Pojarsky anıtların
meydanın merkezinden taşınmasını içeriyordu. 1953’te Stalin ölünce,
mumyalanarak kısa bir süre için mozolede Lenin’e eşlik etti, Kruşçev’in 20.
kongredeki ünlü konuşmasından sonra Stalin, Kremlin Duvarı’na taşındı ve orada
gömüldü.
Avangart Modernist yaklaşımla tarihselciliğin bir bileşimi
olan yapı Sovyet mimarlığının gelişimi içerisinde tarihsel devamlılık açısından
önemli bir bölgeyi tanımlamaktadır. Ahşap strüktürlerin deneyselliğe imkan
vermesi, ilk ahşap yapının Şçusev’in sonraki taş giydirme betonarme yapısının oranları
biçimlendirmesinde etkili olmuştur. Binaya Sovyet liderlerinin meydandaki
gösterileri izlediği küçük tribünün eklenmesi kararı, binanın öncüllerine göre
daha büyük yapılmasına neden olmuş, bina görece mütevazı boyutlarına karşın,
kütle kompozisyonuyla meydana hakim bir niteliğe kavuşturulmuştur. Kırmızı ve
siyah cilalı taşla kaplı yapı, arkasındaki Kremlin Duvarı’yla uyumludur.
1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla Lenin’in naaşının
ne olacağı en fazla konuşulan konulardan biriydi. Mozolede nöbet tutan
askerlerin törensel görev değişimi sona erdi ve mozolenin kapıları
ziyaretçilere geçici olarak kapatıldı. Kızıl Meydan’ın yeniden tasarımı için
alternatif teklifler hazırlandı, bir çoğu mozolenin yıkımını öneriyordu. Fakat
zaman geçtikçe, Rus tarihsel mirasının önemli bir parçasının yok edilmesi
fikrinin anlamlı olmadığının farkına varıldı. Mozole, bugün yeniden ziyarete
açılmıştır.