Major
depresyon
Major depresyon göreceli olarak daha ağır ve kısa süren
depresyon durumlarını ifade etmek için kullanılan bir kavramdır. Çoğu zaman
kişi ve yakınları hastada yakın zamanda bir şeylerin değiştiğini fark ederler.
Bir hastaya major depresyon bozukluk tanısı konulabilmesi için daha önceki
bölümlerde sayılan belirtilerin hepsinin birlikte bulunması gerekmemektedir.
Ancak depresyon tanısı koymada mutlaka olması gereken belirtiler arasında
“depresyonlu duygudurum” ve “ilgi yitimi ya da artık zevk alamama”
bulunmaktadır.
Amerikan Psikiyatri Birliği’nin ölçütlerine göre hastaya
tanı koymada kullanılan dokuz belirti bulunmaktadır:
1. Depresyonlu duygudurum,
2. İlgi-istek kaybı ya da zevk alamama,
3. İştah değişiklikleri (iştahsızlık ya da iştah artışı)
ve/veya vücut ağırlığında değişme (zayıflama ya da şişmanlama),
4. Uyku bozuklukları (uykuya dalamama, geceleri uyduktan
sonra uyanma, sabahları erkenden uyanma ve bir daha uyuyamama ya da aşırı
uyku),
5. Psikomotor yavaşlama ya da ajitasyon,
6. Yorgunluk, bitkinlik, enerji kaybı,
7. Değersizlik, aşırı ve uygun olmayan suçluluk duyguları,
8. Düşünme ve düşünceleri belli bir konuda toplama güçlüğü
ya da kararsızlık,
9. Ölüm düşünceleri, intihar düşünceleri.

Yorgunluk, bitkinlik depresyonun önemli belirtilerinden
biridir.
Major depresyon tanısı konulabilmesi için kişide yukarıda
sayılan dokuz belirtiden en az beş tanesinin bulunması gerekmektedir. Ancak bu
beş belirtiden birisinin mutlaka “depresyonlu duygudurum” ya da “ilgi-istek
kaybı ya da zevk alamama” olması gerekmektedir. Eğer bu iki belirtiden birisi
yoksa kişide geri kalan yedi belirti de bulunsa major depresyon tanısı
konulamamaktadır.

Major depresyon dikkatle takip
edilmesi gereken ciddi bir rahatsızlıktır.
Çoğu zaman kişi ve yakınları hastada yakın zamanda bir
şeylerin değiştiğini fark ederler. Fakat kişide görülen bu değişikliklerin bir
hastalığın (depresyon) belirtileri olarak değerlendirilmemesi sık görülen bir
durumdur. Özellikle kişi yakın zamanda üzüntü verici bir olay yaşadıysa
depresyon belirtileri çoğunlukla olağan bir durum olarak düşünülür. Diğer
yandan bazı kişiler de durgunluk, neşelenememe, hayattan zevk alamama gibi
belirtilerin, yaşadıkları halsizlik ve bitkinlikten kaynaklandığını
düşünmektedirler. Bir kısım insanlar da üzüntü, neşesizlik ve karamsarlık gibi
belirtilerin bir hastalıktan kaynaklanabileceğini düşünememektedir. Buna benzer
nedenlerle ve gerekçelerle depresyonlu kişilerin bir kısmı doktora
başvurmamaktadır. Depresyonlu hastalarda görülen belirtiler çoğu zaman
birbirine çok benzemese de aşağıda en çok rastlanan klinik tabloya bir örnek
verilmiştir:

Depresyonda artık kişi eskisi kadar neşeli değildir.
Durgunlaştığı
çevresindekiler tarafından kolayca fark edilir.
Depresyondaki kişi, artık eskisi kadar neşeli değildir.
Durgunlaştığı çevresindekiler tarafından kolayca fark edilir. Eskiden severek
isteyerek yaptığı şeyleri eskisi gibi yapmak istemez; kendisini zorlayarak
yapsa bile zevk alamaz. Halsizlikten yakınır ve günün büyük bir bölümünü
yatakta geçirmeye başlar. İştahı azalmıştır, canı hiçbir şey yemek istemez.
Giderek zayıflar. Uykusu bozulmuştur; bir türlü uykuya dalamaz, bir şekilde
uykuya dalsa bile geceleri sık sık uyanır, bazen de sabah çok erken saatlerde
uyanarak bir daha uykuya dalamaz. Daha sinirlidir, eskiden kızmadığı birçok
şeye kolayca kızar. Yaşadığı iç sıkıntısı zaman zaman katlanılmaz olur. Birçok
ilaç içmesine rağmen baş ağrısından bir türlü kurtulamaz.

Hasta daha sinirlidir eskiden kızmadığı birçok şeye
kolayca kızar. Yaşadığı iç sıkıntısı zaman zaman
katlanılmaz olur.