Hastalarda
görülen belirtiler
Depresyonlu duygulanım/ duygudurum
Tüm depresyonlu hastalar için geçerli olabilecek bir
klinik tablo tanımlamak mümkün değildir. Belirtilerin hepsi birden her hastada
görülmez. Bir hastada var olan belirti, diğerinde olmayabilir. Hatta bazı
durumlarda birbirinden çok farklı klinik tablolar söz konusu olabilir. Fakat
bazı çekirdek belirtiler hemen tüm hastalarda bulunur.

Depresif bozuklukların her türü, önemli ve bazen de
yaşamsal özelliği olan hastalıklardır.
Bu bakımdan depresyon tedavisi çok önemlidir. Kişinin
güvenliğinin garanti altına alınması,
hastanın tam bir teşhis değerlendirmesinin yapılması ve
sadece mevcut tabloya değil,
hastanın daha sonraki durumuna da hitap edebilecek bir
tedavi planının başlatılması
gerekir.
Depresyonun ılımlı formlarında hastaların duygulanımlarında
bir sığlaşma ortaya çıkar, hasta yaşantılarına her zamanki tepkisini verememeye
başlar. Şakalara eskisi gibi gülemez, geçmişte zevk alarak yaptığı
etkinliklerden eskisi gibi zevk alamaz ve grup içinde eskisi kadar konuşmaz.
Hastalık arttıkça kişiler kendilerini mutsuz, elemli ve
kederli hissetmeye başlar. Kafaları kasvetli düşüncelerle dolar, herşeyin kötü
tarafını görme eğilimindedirler. Başlangıç dönemlerinde hastalar bu
düşüncelerden uzaklaştırılabilirler ve normal neşelerine yeniden dönebilirler.
Bu aşamada destek ve içini rahatlatma girişimleri, hastada geçici bir düzelme
yaratabilir, fakat depresyon ağırlaştıkça bu durum giderek daha güç bir hal
alır.

Depresyonlu kişiler herşeyin kötü tarafıyla meşgul
olmanın yanında, herşeyi
değersiz, anlamsız ve boş olarak görürler.
Depresyon ilerledikçe hastalar kolayca ağlamaya başlarlar ve
bu durumun denetlenmesi giderek güçleşir. Herhangi bir sempatik yaklaşım, hastayı
gözyaşı içinde bırakabilir. Bununla birlikte depresyon ağırlaştıkça hastalar
ağlayamadıkları bir aşamaya gelirler ve ağlarlarsa iyileşebileceklerini
düşünmeye başlarlar.
Herşeyin kötü tarafıyla meşgul olmanın yanında, herşeyi
değersiz, anlamsız ve boş olarak görürler. Gelecekten ümitsizdirler, geçmiş
anlamsızdır. Çoğu kez hiçbir zaman iyileşmeyeceklerini, doktorların çabasının
boşa zaman harcamak olduğunu düşünürler.

Depresif bozukluk günlük yaşamınızı alt üst eder,
gereksiz yere acı çekmenize yol açar. Aile ve arkadaşlarınızla
ilişkinizi bozar, kişiliğinizi, yaşama bakış açınızı
olumsuz yönde değiştirir. Depresyon ihmal edilirse evliliğinizi bozabilir,
arkadaşlarınızı
sizden uzaklaştırabilir, mesleki kariyerinizi
mahvedebilir. Bütün bunlar düşünüldüğünde depresyonun ciddi bir hastalık olduğu
ve tedavi edilmesi
gerektiği anlaşılmaktadır.