27 Mayıs 2012 Pazar
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Siza Okuma Klavuzu

Funda Uz Sönmez*

 

Kuşkusuz Siza, mimarlık öğrencilerinin bir çırpıda/ ilk anda sayıverecekleri on mimardan biri değildir. Pek çoğunun, çok da fark etmeden elindeki derginin sayfaları arasında kaybolan biri. Kütüphanenin az yıpranmış kitaplarından biri, “Alvaro Siza”...

 

Şişirilmiş, tumturaklı sözleri, sloganları olmayan, bu çok duyarlı, dingin adam ve onun bağırmadan konuşan mimarlığı, işte tam da bu nedenle, bu heyecana, gösterişe alışık neslin ve bu çağ yangınının ortasında, niçin kendimiz olmaktan öte durduğumuzu sorgulayan bir bakışla, dinlenmeyi fazlasıyla hak etmektedir. O reklam çığırtkanlığı yapmayacağından, onu yapıtlarıyla okumak gerekliliği kaçınılmaz gözükmektedir.

 

Siza okumalarında ilk altı çizilecek mimari tavır, mimarlığını tanınır kılacak biçimsel tekrarlardan kaçınmasıdır. Peter Testa’nın sözleriyle, uygun ve yaşamsal olanı dünya için yorumlayan aktif bir kararla sonlanmadan önce, hangi yönde ve nasıl gelişeceği kestirilemeyen bu süreç, “processus infinitum”, keskin dinginliğinin ötesinde, Siza mimarlığının taklit edilemez ve sınırsız yanını oluşturur.

 

Çok basit hatta kaba sayılabilecek bir ayrımla, Alvaro Siza Modernist’tir. Ama onun da dile getirdiği gibi, dilsel bütünlüğün, mimari problemler için evrensel bir çözüm olduğuna artık inanılmamaktadır. Karmaşıklığın kentlerin doğası olduğunun anlaşılmasıyla dönüşümsel hareketlerin çok çeşitli biçimler aldığının altını çizer. Bu dönüşümsel ve başkalaşımsal hareketlerinin kaynağı, yapının yerle kurduğu ilişki, neredeyse topoğrafyayla birlikte şekillenmişlik/yapısallaşmışlık, duygusudur.

 

Kenneth Frampton, onun mimarlığını görsel ve grafik olmaktan çok, dokunsal ve tektonik olarak tanımlar. Özellikli topoğrafyanın ve yerel örüntünün binalarını biçimlendirmede etkili olduğunu savunur2. Siza’nın Portekiz’in sınırlarını aşmasının nedeni, mimarlığını yapının varolacağı yerin mekansal özellikleriyle beslemesidir. Bu nedenle, Porto, Hague, Berlin veya Santiago de Compostela’yı diğer kentlerden ayıran özellikler, Siza’nın mimarlığını oluşturur.

 

Bu kaynağını yerden alan tavır, onu minimalist olarak tanımlayanları, bütünü oluşturan eklemlenmiş yapısıyla Antonio Carlos Siza Evi’nde, Modernist olarak tanımlayanları Kollonihaven’daki kulübesiyle şaşırtacaktır.

 

Işığı mimarlığın aktif bir elemanına dönüştürmesi, Siza’nın mimarlığının önemli özelliklerindendir. Işık, yarattığı biçim senfonisi içinde, ustaca çalınan bir enstrümandır. “Porto Mimarlık Fakültesi” projesinde, yakıcı Portekiz güneşi, kampüs duvarının yüzeyini okşayarak akan bir suya dönüşür. Doğal ışık, çeşitli derecelerde ve her zaman o izin verdiği sürece içeri girer.

 

Geniş malzeme paletini, yapının yer aldığı kentsel örüntü içinde kimi zaman “Leça da Palmeira Yüzme Havuzu”ndaki brüt beton yüzeylerdeki gibi kontrast oluşturarak, kimi zaman “Van der Venne Parkı’nda Konut” projesindeki, tuğla ve sıvayla uyumlu birlikteliğin keskin yorumları olarak kullanmasını bilir.

 

Siza bir yapının sorumluluğunu onun tasarlanmasından da çok sonrasında taşıyan tasarımcılardandır. Ama bu, popülist bir tavır olarak eleştirilen, kullanıcı katılımlı çalışmalarında mimarisinden ödün vermesine neden olmamıştır.

 

Son bir söz de art arda bakıldığında, neredeyse yapının animasyonunu oluşturan çok sayıdaki eskizleri için söylenebilir sanırım. “Çizimlerin mimarlıkla direkt ilişkisi olmadığını düşünürüm ama görme gücünün keskinliğini geliştirmede iyi bir yoldur... Bir mimarın aracı görebilmektir” diyen Siza, yapıya ilişkin ürettiği ilk eskizlerden itibaren, yeri nasıl kavradığının, yapıya nereden ve nasıl bir yüzeyle karşılaşarak yaklaşacağımızın kararlarının, zengin iç mekanların ipuçlarını verir.

 

Hayal ettiğini çizer, çizdiğini inşa eder.

 

Siza’nın mimari çalışmalarının düşünsel çerçevesi olarak tanımlanmaya çalışılan okumaların -şimdilik- sonuna geldiğimizde, dingin, yaşamsal, incelikli bir mekan kurgusunu ve malzeme ve ona can veren ışıkla yaratılan şiirselliği oluşturanın, sağır yüzeylerde derin yırtıklar, cesur açılar, kavisler, büyük amorf galeriler olması dikkatli gözler için şaşırtıcı değildir. Her biri Siza mimarlığı içinde uygun/uyumlu bütünlüğe, ölçek, boyut ve hacminden şüphe etmemecesine kavuşmuştur.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


7701 - unknown - 38.107.179.237