İnsanların Mutluluğu İçin
Cengiz Bektaş
Yazmak düşünmenin bir yolu...
Tasarladığımca da yazdım...
Bugün de durmadan yazıyorum.
Daha iyi bir mimarlık ortamı için...
Yazıp-söylediğimle yaptığımın birbirine uymasına özen
gösterdim.
Çevremi bütün çağlarıyla inceleyerek, onu hiç yadsımadan
kimi ilkeler saptadım gençlik yıllarımda.
- Yaşama, çevreye, doğaya uygunluk,
- Kültür birikiminin bilincinde olmak,
- Tasarımı içten dışa geliştirmek,
- İç-dış uyumu,
- Yörenin gereciyle, olanaklarıyla çalışmak
Bunlardan kimileriydi.
Elbette bu ilkelerle yetinmedim. Yapı bir “kimlik”
yaratmaktı benim için: Yalın, yalansız.
İçtenlikli, insancıl...
Öteki mimarların beni beğenmelerinden çok yapıyı kullananın
mutlu olmasaydı istediğim. Bugüne dek yapılarımın içinde yaşayanlar bana bu
mutluluğu tattırdılar.
Toplumun sorunlarından hiç kopmadım.
Modalara hiç özenmedim. Caka satmağa hiç kalkışmadım. El
parasıyla hovardalık yapmadım.
Mimarlık, içiyle dışıyla insanı sarıp sarmalayan bir oylum
sorunu benim için. Tüm yapılarıma maketle-maketlerle çalıştım, kullanıcıyı en
baştan işin içine katılabilmek için “cephe etüdleri” mi de maketle yaptım.
Araştırdım, inceledim, öğrendim, öğreniyorum...
Asıl yapacaklarıma başlayabilirim diye duyumsuyorum
şimdilerde.....