
F. Lloyd Wright: Yerellik ile
Evrensellikte Buluşma “Ev”
Wright için amacına uygun bir bina tek üsluptur. Wright’ın
her tasarımı özgün ve çok önemlidir.Mimarlığında artistik dehası ile buluşan
bir kariyerin temeli çok kısa özetlenebilir: Shingle Stili’nin ilkeleri ile onu
tanıştıran John Lyman Silsbee; doğayla barışık bir hayatın deneyimleri
kazandığı büyükbabasının çiftliği; “ev” tasarımında etkin rolünün olduğu Louis
Sullivan ve Dankmar Adler Bürosundaki çalışmalar; burada “sevgili büyük patron”
olarak isimlendirdiği Sullivan’ın onu Amerika’nın önde gelen büyüklerinin naif
felsefi ilkeleriyle, H.D.Thoreau’nun ultra bireyselliği ve T.Jefferson’ın
naturalizmi ile buluşturması; Arts and Crafts, Ruskin ve Violet-le Duc ten
kuramsal esinlenmelere yol açan bilgilenme süreci; mimari modelleri doğu
yakasının ünlü mimarları H.H.Richardson ve B.Price’ın çalışmalarında bulması ve
bunların biçimsel etkileri; biçimsel yetkinliğe ilişkin üç önemli etken/kaynak;
çocukluk döneminin oyuncaklarından kaynaklanan bilgilenme ile gelişen birbirine
eklemlenen ve birbiri içine giren formların büyüsü ve şiirselliği; zemin
katların açık planlarının ve Shingle Stil Evlerinin ustalıklı bitişleri;
Ho-Oden Tapınağı’nı 1893’de Chicago’da gerçekleşen Dünya Sergisinde yeniden
yapımında gözlemlenen egzotizm ve geleneksel Japon mimarlığı; Wright’ın doğa
sevgisinin sonucu olarak büyük şehirlerden banliyölere yöneliş; mutlu azınlığın
bireyselciliğini esas alan “ilk tek ev”e duyulan saygı; Beaux-Arts’a ikircikli
yaklaşım, anti klasik ve anti Avrupa yaklaşımına donuk bakışın ardından
bağımsız Amerikan kültürünün işareti olarak “organik” yaklaşım; C.Corwen ile
1893’te başlayan ortaklık ve üç yıl sonra Chicago’nun banliyösünde üst
sınıfların yeşil vahası olan Oak Park ta bağımsız ilk iş.
PRAIRE ve USONIA: ORGANİK MİMARLIK
Praire Evleri, Wright ve bir grup Chicago’lu genç mimar
tarafından benimsenen Amerikan stili bir yaşama ve peyzaja yönelik mimarlığın,
güçlü bir yatay plan, yataylığın vurgulandığı geniş saçaklı çatılar, sanat
eseri camla kaplı pencereler, ahşap yatay bandlarla kaplı sıvalı duvarlar,
bahçe duvarları gibi nitelikleri taşıyan evlerdir. Wright’ın “Organik Mimarlık”
olarak isimlendirdiği mimarlık yaşamının ilk dönem evleridir.
The Willits Evi (1902), tipik bir Praire Evi’dir. Zemin kat
merkezi bir şömine etrafında kesin formunu bulur. İç yaşama mekanları özel
şekillenir. Serbestçe birinden diğerine akar. Binanın asimetrik kanatları
kollar gibi uzanır. Ev ile doğa ideal akstadır.
Martin Evi (1904). Bu ev Wright’ın sanatsal süslemeler
içeren yatay band pencerelerinin habercisidir. Bu pencereler onun daha sonra
yaptığı evlerin belirli özgünlüğü olacaktır. Wright bu band pencereleri baskın
biçimsel bir eleman olarak Tomek Evi’nde kullanmıştır (1909).
Coonley Evi (1907-11). Odaların tavanının çatının eğimiyle
benzerlik göstermesiyle biraz karmaşık imajlı bir evdir.
Robie Evi (1907-9), bir dizi Praire Evleri’nin finali ve
doruk noktasını işaret eder. Kısaca bu doruk, Wright’ın geçmişini, birliği,
müziği, doğayı, geometriyi, Louis Sullivan’ı, Japon tasarımlarını ve Organik
mimarlık olarak isimlenen yer, mekan, ölçek, malzeme, renk, ışık ve dekoratif
sanatlara ilişkin mobilya, tekstil ve aksesuarları içermektedir.
USONIAN EVLERİ
“Tek ev”in üst gelir gruplarının tekelinden çıkarılması gibi
bir sosyal değişimi öneren bir düşüncenin eylem alanı Usonia Evleri’dir.
Wright’ın çalışmalarında Usonian Evleri konsepti Le
Corbusier’in l’Unite d’Habitation çalışmalarının içerdiği konsept gibidir. Her
iki konsept 20.yüzyıl evleri için her iki mimarın sabırla ve tutkuyla
çalışmalarının bir sonucudur. Her ikisi de gelişmiş bir şehir iskeleti
önerisiyle –Le Corbusier’in la Ville Radieuse ve Wright’ın Broadacre City-
varolan apartman ve villa gibi alışılmış ev tiplerinin dönüşümünü,
idealizasyonunu içerir. Her ikisi de dünyada metropolitan alanlarda ortak bir
başarıyı paylaşır.
Bu dönemde planlamacılar çok katlı yapıların şehir nüfus
problemine bir çözüm olduğu ve tek evlerin çevrede yer alabileceği gibi bir
görüşün yanında tek evlerin pahalı arsalar nedeniyle ancak üst gelir
gruplarının konutu olabileceği de düşünmektedirler. Böyle bakıldığında Usonian
konutları akademik çevrelerin ilgi alanı ile sınırlı kalır gibi provoke edici
bir değerlendirme de yapılabilir.
Wright’ın ev ve şehire ilişkin görüşü, politikacılar ve
profesyonellerin bakışından çok daha gerçekçi ve insancıl ve ekolojiktir.
Wright hızlı kentleşmeye ve nüfus artışına ilişkin görüşlerini açıklamıştır.
“... Bir özel ev bir ailenin kullanımını ortaya koyar
şekilde tasarlanmalıdır... Bir ailede bir çok insan ve eşya bulunur ve siz
onları şehirde banliyölerdekiler gibi düzenleyip dağıtamazsınız. Şehirde bir
binada komşunun duvarı, ortak bir suyolu, kamusal bir meydan veya sokak ve
zihninizde bina ile ilgili bir sürü buluş,düşünce nedeniyle özgür
değilsinizdir”.
Ev için Alberti ve Wright’daki en iyi megastrüktür
yer/arazi/dir. Ancak bu bir ideal kabul edilirse pratikte iki sorunun yanıtının
verilmesi gerekir. Birincisi insanı kalabalıklardan uzak yerleştirecek arazi
sorunları, ikincisi nüfusun başıboş dağılımının yaratacağı ulaşım sorunlarının
kamu yararına olmayışı.Hiç bir sorunun tam ve doğru yanıtı verilemez.
Ancak yapılan araştırmalar göstermiştir ki, Broadacre City
örneğinde her noktada bir ağ sistemi öngörülmekte ve böylece arazi kullanımından
ulaşıma ve iletişimde pratik yarar sağlanabilmektedir.Bir başka soru ise her
aile için özel bu tek evleri kimler tasarlayacaktır? Her ailenin ihtiyaçlarına
göre merkezden özel tasarım mimarlık mesleği için pek olası değildir.
Bu konuda radyo ve televizyonun etkisi merkezden uzak
tasarım istasyonları araştırma, tavsiye ve eğitim işlevini göreceklerdir. Hatta
bu yerel tasarım istasyonları yerel problemleri ve o yere ilişkin genius loci
kapsamında doğal kaynaklara, iklimsel koşullara ve kültürel gelişime destek
olacaklardır.
Wright’ın çalışmalarından “ev” konusu ve sorunları uzak
tutulamaz. Praire Evleri Birinci Dünya Savaşı öncesinde aile ve güven ve kök
salma duygularındaki değişim anaforunu kapsamaktadır. Bu Modern Mimarlığın
bileşenlerinden olan plan biçimlerini ve o günlerin imajını yansıtır.
Anıtsallığın, mühendislik becerilerinin ve Japon Mimarlığı ile Arts and
Crafts’ın yansımalarının karışımıdır. Usonian Evleri ise, İkinci Dünya
Savaşının çok değişen koşullarında küçük bütçeler için ancak benzer hedefleri
içermektedir. Wright’ın tasarımlarının gücü mecaz ve sembol kullanımı olarak
Modernizm Hareketinin ana akım olmasıdır. Bu bağlamda Amerikanın organik
geleneği “Biçim fonksiyonu izler” sloganı dahil olmak üzere çok geniş bir
alanda etkin ve çarpıcı bir mimarlığı yaşatmıştır. Bu zengin sözellik
mimarlığın ilgi alanının değişimi ile sonuçlanmış olsa da Wright’ın
çalışmalarının bütün yönlerinde ana önermelerde hissedilir. Ancak onun bütüncül
yaklaşımı aslında “hayat”a ve “doğa”ya yöneliktir.
İnsan ve onun kırılgan yaratıcılığı kültür ve teknolojiden
ayrı ve uzak değildir. Wright bunu binalarda kavram olarak amaçlarımıza ulaşma
yolu olarak göstermiştir. Wright geniş ve uzak görüşlüdür. O’nun tüm
binaları/evleri sosyal içerikte ve tüm düşüncelerini yansıtır biçimde
tasarlanmıştır.
Bu yaklaşım Wright’a özgü doğal malzeme kullanımı, serin ve
gölgeli iç mekanlar ve vaziyet planındaki yerleşim ilkeleri gibi nitelikler
yeni binalar için bir çıkış noktası olmuştur.Wright’ın son bunalım dönemi yıllarında
(1936-1943) yaptığı ve Usonian adını verdiği evlerde soğukta süveterle yazın
sıcakta ise gölge ve serinlikle yaşanıyordu. Koşullar rahattı, yapay değildi.
Taş duvar ve döşemeler ve çatının kendisinden kaynaklanan sıcaklık koşullarının
aşırılıklarından korunma sağlanmıştı. Yaşamın gereksindiğinden daha fazla bir
enerji önerilmiyordu.
USONIAN KAVRAMI
“Makul maliyetli bir ev yalnız Amerikanın mimarlık problemi
değil aynı zamanda önde gelen ünlü mimarların da zor bir problemidir. Üretimde
tüm çabalar, Amerikan küçük evinin baskısı, ihtiyacı ve talebi ile meşguldür”.
Wright’ın geniş ve pahalı evlerin tasarımcısı olduğu
tartışılmaz, ki bu evler çok önemli ilgi kaynakları olmuşlardır. En önemli
tasarım çalışmalarının büyük bir çoğunluğudurlar. Küçük evler ise Wright’ın bu
çalışmaların yanısıra başka bir yöne yöneldiği evlerdir.
Bunalımdan 20 yıl sonra Wright kaynakları kısıtlı düşük
maliyetli evler için çabalar ve bu dönem boyunca insanlığın ve içtenliğin
mimarlığını, güzelliği yaratmaya çalışır. Çelik, çelik ve ahşap levha
kaplamalardan kooperatif birliklerinin kendi evlerini yapmasına kadar sayısız
ve şaşırtıcı yaratıcılıklar gösterdi. Bütün bunlar daha önce dikkat çekmemişti.
Hayatının bu ikinci yaratıcı döneminde binalarına pek çok isim verdi. Aslında Usonia
Evleri şehir, toplum ve onun tasarımcı bakışından bütün parçaların bir araya
gelmesidir. Parçaların tümünün bir arada gözlenmesidir. Usonia Evleri bir
tasarımcı olarak ve doğrudan Broadacre City ile bağlantılı tüm becerilerinin
bir özeti olarak onun olgunluk dönemidir.
USONIA
“Usonia adı biraz gizem taşır. Wright kendi toplumunu ifade
eden gerçek bir ad olmadığını düşünmüştür. Birleşik Devletler için Samuel
Butler’in Erewhon isimli romanında gerçekte görünmez olana atıfta bulunur ve
1910’da ilk Avrupa seyahatinde, yeni güney Afrika Cumhuriyeti New Union of
South Africa ile karışmaması için telefon konuşmalarında “U-S-O-N-A” kullanır.
Gerçi Wright daha sonra bunu aynen “organik” sözcüğünde
yaptığı gibi kendi kişisel sözcüğü olarak bu sözcüğü “Usonian” yapmıştır.
Usonia ve organik sözcükleri onun için aşağı yukarı aynı
anlama gelmektedir. Bu anlamlar, Usonia’nın kendisinin son 25 yılda çabaladığı
Amerikan toplumunun yeniden şekillenmesi anlamı ile organik sözcüğünün de
süregelen bir değişimi yansıtmasıdır.
Sonuçta Wright’ın düşüncesi kültür ve bireyselliğin kendi
özünden, kökünden tümlenmesi, “topraktan günışığına çıkmak” gibi
şiirselleşmesidir”.
USONIAN MANİFESTO
Usonia Evlerine Başlangıç: Jacobs Evi (1936)
Falling Water ve Kaufmann Evleri ve Johnson Wax Binası
Wright’ın mimari konsept anlayışının/yaklaşımının müjdecisidirler. Aynı zamanda
gelecek yılda tanıtımı yapılacak olan ilk Usonia Evini de, Herbert Jacobs Evi,
gölgeleyecek bir başarıya sahiptirler. Bu sıradan ve gösterişsiz bu evin diğer
büyük projelerin yanında öne çıkması ilginçtir.
Architectural Forum’un tamamen Wright tarafından tasarlanan
Ocak/1938 sayısında “Küçük Ev Problemi”nin çözümü olarak sadece yerleşim
planları ve fotoğrafları değil, pragmatik de olsa bir manifestonun yer aldığı görülmüştür.
“Bu sade ve alçak gönüllü yerleşimde gerçekte duyarlı olunan
konu nedir? Bu ev genç bir gazetecinindir. Karısı ve küçük kızları artık bir
çatı altındadır. Maliyet mimar ücreti dahil 5500 dolardır. Küçük Jacobs
ailesine verilen içinde yaşadığımız çağın avantajları ve kolaylıklarının burada
yer almasıdır. Bay ve Bayan Jacobs en yalın sözcükle hayatlarının
kolaylaştığını göreceklerdir. Bu örnekte tipik bir örnek olarak gerekenler
nelerdir? Konstrüksiyonda gereksiz karışıklıktan kurtulmak, yerinde üretim
değil fabrikasyon/imalathane kullanmak, gereksiz olanların elenmesi,
olabildiğince çabuk yapım, ısıtma, aydınlatma ve sağlık koruma gibi daima
pahalı olan uzmanlık işlerinin basitleştirilmesi ve güçlendirilmesi gereklidir.
İnsanları evlerinde gelişigüzel serbest yaşama bırakmak yerine arzu ettiğimiz
ferah mekanlarda ve manzarada mekan duygusunu başarmak sonunda bizim ekonomimiz
olacaktır”.
Wright devam eder, “...En ideal olan ise binayı
olabildiğince bir işlemde içte ve dışta tamamlamak.” Gerçekte salt evin yararı
ve katıksız güzelliğinin sezgisi ile, Wright bir binanın temelden başlayan tüm
yapımın (konstrüksiyonunun) bağlantılarını göstermektedir. Bu gerçekte bir
yapım sürecinin kolay biçimde anlaşılabilirliğini kanıtlar.
Jacobs Evi’nin önemi, sadece Wright’ın teknik
yaratıcılıklarını gerçekleştirmesi değil aynı zamanda tüm bunların yalın sade
bir plan içinde ve işverenleri mutlu eden bir yaşam kalitesini sunarak
1930’ların son diliminde değişen sosyal yerleşime uygun informal (değişik)
bir ev olmasındadır. Usonian Evi’nin önerdiği/gösterdiği sadeleştirmeler ve
gelişmeler daha sonraları Amerikan Evi yapımında sonradan ortaya çıkan seri
üretimle birleştirilecektir.
Planlamada Buluşlar
Düşük bir maliyetle Jacobs ailesinin ev sahibi olması, burada
yoldan ailenin kendi özel alanının ayrılması, küçük bir banliyö parselinde
artırılan bahçe alanı ve aileye sunulan bir iç dış mekan. Ortaya çıkan
şaşırtıcı ve başarılı bir tutum ve anlayış.
Vaziyet planında ev caddeye bir yüzeyi/kenarı ile sınır
oluşturmaktadır. Böylece otomobil yaklaşım yolu kısalırken evin arkasındaki
bahçe alanı büyütülmüştür. Burada evin L şekli ile özel bir dış mekan
yaratılırken odalarla uygun bağlantılar kurulmuştur.
Tasarım, ABD’de kullanılan küçük ve kullanışsız çim alanı ve
minyatür çiçek alanlarını reddetmektedir.
Caddeden bakıldığında potansiyel problemler ise binanın
arkasının caddeye döndürülmesiyle ve bu cephedeki pencerelerin yükseltilmesiyle
çözümlenmiştir. Bahçenin bir kenarını oluşturan ve yaşama alanını çevreleyen yatak
odaları kanadı üçüncü yatak odasından sonra dışarıya açılan dar bir koridorla
bahçeye bağlanmaktadır. Bu yaşama alanı, şömine, kitap rafları,masa, oturma
köşesi ve terası,ve diğer unsurlarla tanımlanır. Servis mekanları banyo ve
mutfak merkezileşir. Açık mutfakta çalışan kişinin sosyolojik avantajları çok
önemsenmektedir.
Bu sosyolojik öngörü, Wright’ın erken dönem Praire
Evlerinden farklı bir yaşantının Usonia Evlerinde değiştirilmesiyle yaratılan
sosyal bir organizasyondur. Çünkü 1900 ve 1910 yılları arasındaki evlerde
ailenin birliği, bir şömine etrafında yer alan açık plan ancak ona zıt olan
elemanlarla informal bir yaşama odası ve daima adet olan yemek/kabul odasından
oluşmaktaydı. Yemek/kabul odası bu döneme ilişkin öncelikli sosyal bir olaydı
ve onun organizasyonu, seçimi, hizmet edenlerin yönetimi konuları önemliydi.
Göze çarpan bir tüketim sonrası akşam yemeğinden sonra herkes daha özgür
hareket edilen bir oturma odasına geçilmekteydi.
Wright 1937’ de yemek odasını kaldırır ve yaşama alanının
özel bir bölümü olarak tasarlar, mekansal olarak mobilyalarla belirlenen özel
bölümlerde müzik dinleme ve okuma köşeleri düzenler. Dikkate değer bir nokta
Usonia Evleri’nin sınırlı mobilyaları, arkalıklı sandalyeler, kahve masaları ve
piyanolar, sabit parçalarıdır.
Bunu 1938 Forumu’nda öncelikle dile getirilen Wright’ın
altıncı önerisi takip eder. “Duvarların onları içermesi veya onlar için olması
dışında mobilya, tablolar ve ufak süslemeler gereksizdir”.
Bayan Jacobs Praire evlerindeki hizmetlilerle kıyaslanamaz,
O, özgürdür. Mutfağından -Wright daha sonra mutfak için çalışma alanı sözcüğünü
kullanacaktır- terastaki çocuklarını gözleyebilir, hareket etmeden masaya
yiyecek koyabilir, misafirleriyle konuşabilir. Bu merkezi pozisyon/konum Praire
Evlerinin evin köşesinde yer alan, hizmetli veya geçici hizmetli gereksinimi
olan mutfağı ile zıttır.
Tüm Usonia Evleri’nin yaşama alanı informal bir kullanımı
yüreklendirmektedir. Örneğin bir Usonian kullanıcısı olan bayan Leighey,
masanın formal bir yemek için çok küçük oluşunu dile getirerek açık büfe daveti
için uygun olduğunu belirtmiştir.
Bay Jacobs tüm Taliesin Üyelerinin katılımıyla kendi evinde
ara sıra nasıl parti verildiğini hatırlatır.
Tüm bunların altında ciddi bir servis merkezinin inceden
inceye tasarlanması yatmaktadır. Mutfak bu servis merkezinin içinde kaptan
köşkü gibidir, bütün duvarlarda dolaplar, tavan da tepe penceresi yer
almaktadır. Yemekler pişerken kokunun belirli bir mesafeden atılmasına dikkat
edilir. Banyo yakında olup hemen yanında kısa bir merdiven ile ısıtma,yakıt
deposu ve çamaşır yıkama yerine ulaşılmaktadır. Ayrıca dışarıda Wright’ın
buluşu otomobil park yeri yer almaktadır.
Yeni Konstrüksiyon Teknikleri
Jacobs Evi daha sonra kendisinden sonra yapılan Usonia
Evleri’nde kullanılacak olan üç ana konstrüksiyon özelliği taşımaktadır. Çelik
kullanımı, levha kullanımı ve ahşap duvar, mimarlar ve inşaatçıların
çalışmaları için plan ızgarası ve döşeme altından ısıtmak için yeni uygulama
biçimleri gibi.
Çelik, çelik levha ve Ahşap kaplama Duvar: Minimal bir duvar
kullanımı gözlenir. Yükü taşımak ve rüzgar kesme noktaları dışında duvar
kullanılmaması, dışta vernikli ahşap kullanımı veya Usonian sandviç
panellerinin kullanımı dikkat çekici yeniliklerdir.
Jacobs Evi’nde bu levha ve ahşap kaplamalar çam
ağacındandır. Daha sonraları ise içte ve dışta perdahlanmış servi ağacı
kullanılmıştır. Sıva ve dekorasyon gereksinimi ise bir çırpıda değiştirilir.
Ortasında kontrplak olan ve iki yüzeyinden nem geçirmez bir zarla kaplanan ve
her iki tarafından ahşaba vidalanan levhalarla geniş yüzeyler kaplanmaktadır.
Bu kompozit duvar sağlam, yalıtımlı ve Wright’ın açıklamasıyla “haşerelere ve
pratikte yangına karşı dayanıklıdır”. Aslında, bütünde bu güçlü yatay görünüm
Wright’ın ilk çalışmalarını ve geleneksel Amerikan ambar/ahır veya tek cidarlı
çit duvarlarının biçimini hatırlatmaktadır.
Wright Usonia Evlerinde öncelikle taşıyıcı duvarlar ve
pencereli duvarları yaparak çatı ile işe başlamayı tercih etmiştir. Sonra
yerinde üretilmeyen, arsadan uzakta veya üzeri örtülü bir barınakta bir araya
getirilen duvar panellerini Japon Mimarlık Geleneğindeki gibi
yerleştirmektedir. Bu levha ve kaplamalı sistem doğru ve açık bir şekilde
detaylanarak tamamlanır. Levha ve kaplama boyutları belirli bir şerit/hat veya
30X30cm düşey modüller yaratılarak pencerelerin üst ve alt taşıyıcılarının,
denizliklerinin, aydınlatma sistemi elemanlarının, kitap rafları, saçaklar,
tepe pencereleri ve şöminelerin yüksekliğini kontrol etmek fırsatı
vermektedir. İnce işler, kaplamaların üst kısımları, kapı ve pencerelerin
pervazları ise kolaylıkla halledilebilmektedir.
Plan Izgarası: 60x120cm’lik bir modül veya ızgara ile plan
kontrol edilmektedir. Mimarın çizimlerinde görülen ızgara yapımcıya duvarların
nereye yerleşeceğini ve boşlukların yerlerini kolayca döşeme üzerinde
göstermektedir. Wright için ızgaranın pragmatik bir avantajı vardır- onun
boyutları aracılığında örneğin kontraplak ve benzerleri gibi malzemelerde
yanlış üretim ve israfı önlenmiştir. Aslında Praire Evlerinde, karmaşık
diyagonal biçimlenmelerde ve farklı açık iç ve dış mekanlarda, saçaklarda ve
onlara benzer durumlarda da hep ızgara kullanmıştır. Bu plan ızgarası her yerde
çizimlerde ve mekanların kendisinde, duvarlarda hep devam etmektedir. Plan ve
onun görsel biçimi bu ızgaradan ortaya çıkarılmaktadır. Izgara çok basit
planlı Evans Evi’nde de (1908), karmaşık planlı Martin Evi’nde de (1904) kısa
ve özlü bir anahtardır. 1937’de kolaylaşan ızgara, veya Wright’ın isimlendirişi
ile “birim sistem” aynı zamanda boyutlandırma sistemi olmuştur. Geleneksel bir
biçimde bir binanın çevresi ayrıntılı boyutlandırılır. Çalışma çizimleri Usonia
duvarları ve boşlukları merkeze yerleşir veya onunla düzenlenir, ızgara
bölümleriyle ilişkilenir. Izgara salt çizimleri rasyonalize etmez, yerinde
olmayan hiç bir prefabrike üretim kavramı da gerçekleşemez.
Döşeme altı Isıtma: Jacobs Evi’nin hafif döşeme katları da
radikaldir. Geleneksel bodrum katı, duvarların don hattı/su basman altındaki
duvarlar aracılığında düzenlenir. Wright blokaj üzerine sıcak su ve buhar
boruları yerleştirerek, tesisatı döşeme ile birleştirerek ince beton bir döşeme
kullanır.Böylece döşeme ısıtılmakta ve radyatörlere gerek kalmamaktadır. Praire
Evleri’nde yaşanan radyatörlere ilişkin ince işlere de gerek kalmamaktadır.
Hatta, sonuçta tüm taslak ısınma kararları veya konforlu bir sıcaklık değişimi
kararları olmaksızın en uygun çözüm gerçekleşir, denebilir. “Ayağını sıcak
başını serin tut”!
Büyüme ve Değişim: İkinci Dünya Savaşı’dan sonra Wright’ın
ahşap konstrüksiyon, çelik, çelik levha, ahşap ve ahşap kaplama ve tuğla ile
çalışmaya devam ettiği ve tüm bu evlerin Usonia Evleri olarak isimlendirildiği
görülmüştür. Gerçi orijinal Usonia Evi küçük ev probleminin rasyonel bir
çözümüdür. Parçalardan oluşan bir takımdır. Tasarımlar işverenlerin
ihtiyaçlarına duyarlı yaklaşan, yere, yerel malzemelere hassas, “bir aile” için
olduğunu plan konseptinde ve konstrüksiyonunda (inşasında) vurgulamaktadır.
Wright, evlerin deforme olmadan, ileride büyüyen aile
ihtiyaçlarına göre genişleyebileceğini öngermekte ve açıklamaktadır. Planlarda
görüleceği gibi Usonia Evleri iri başlı kısa veya uzun kol/lu/ları/kuyruklu bir
şekildedir. Gövde yaşama/oturma alanı ve ona eklenen mutfak- tüm Usonia
Evleri’ndeki yoğunlaşmış koşullarla birliktedir. Buradan başlayarak uzayan bir
kuyruk /kol: belirlenen bir yönde bir, iki, üç,...diye giden yatak odaları;
uygun koşullu bir banyonun her iki yatak odası arasında sağlanması.
Kanadın (kuyruk/kol) ve evin dış yüzey alanının
kısaltılması için ailenin büyümesi halinde çocuk odalarında ranzalı yatak
düzeni getirilir. Yatak odaları daima küçük tutulur, ancak onlar için oyuncak
vs rafları dolapları önerilmiştir. Bir galeri veya uzun dar bir koridor giyim,
kitap ve başka amaçlar için depolama, saklama yeridir.
Yatak odaları kanadı çocuklar için mutlaka bir oyun odası
(inşa edilmeyen Garrison projesinde) ve bir çalışma odası (Baird ve Rosenbaum
Evleri’nde) ana bölüme eklenmiştir.
Müşteri Mutluluğu: 1948’de 26 adet Usonia Evi’nde (Bir çoğu
Architectural Forum’da yayınlanan) yaşamın sürdüğü, büyüyen aileler, çocuklar,
emeklilikler ve torunlar tarafından kullanıldığı gözlenmiş. Bir çoğunun orta ve
ileri yaşa gelen sahiplerince kullanılıyor olduğu saptanmış. Jacobs Ailesi üç
çocuk sahibi olmuşlar ve yeni evlerini de Wright’la birlikte yapmışlar. Hanna
Evi’nde (Palo Alto,Kaliforniya) iç mekanda radikal bir değişikliğe izin
verilmiş. Bazı Usonia Evleri genişlemiş, örneğin Sonden Evi (Kansas) Wright
tarafından uzatılmış. Rosenbaum Evi’nde (Florence, Alabama) davetliler ve
büyüyen aile nedeniyle özel bir avlu yapılmasına izin verilmiş.
Wright’ın ortanın altı işveren diye isimlendirdiği ilk aile
Jacobs Ailesi, bir çok makale konusu olmaktan ve kendilerinin evi yapılırken
öncü/ilk olduklarını bilmekten mutlu olmuşlar. Wright’a zenginlerin mimarı
olarak yaklaşan Jacobs Ailesi gibi bir çok Usonia Evi sahibi O’nun bütçeden çok
evin konsepti ve yapımına ilişkin çabasına tanık olmuşlar.
USONIA Konseptinin Evrimi / Gelişimi
H.Jacobs Wright’a fikirlerini uygulama fırsatı verdiğinde o
dönemin ana fikri değişkenlik, ancak standart yapımla değişkenlik, ucuz maliyet
ve merkezileştirilen servislerle, 1935’ de Broadacre City’nin tanıtımından ve
1934’deki “konut alanları”ndan izler taşıyan “minik evler” dir.
Erken dönem Taliesin Derneği’nden bir ev kadınının
(D.Johnson) Wright’a yazdığı bir mektup planda çocuklar için belli bir alanın
ayrılmasının önemi hakkındadır. Bu düşünce Wright’ta merkezileştirilen servis
ve iki bölgeli bir ev düşüncesini açığa çıkartmıştır ve Taliesin Dergisinde
bunu şöyle açıklamıştır.
“Yarar bolluğu tüm kullanım sistemlerinin standardizasyonu
ve yoğunlaştırılmasıyla ekonomikleşir; yakıt , boiler ve yakıt tankları, hava
kompresörleri, otomobil, ısıtma ve havalandırma birimleri için benzin/motorin sağlanması,
elektrik hatları ve su tesisatı, menfez ve bacalar... Her banyo standardize
edilmiş komple donanımlı; mutfak eviye, sırasıyla buzdolabı vs donatılar. Bütün
bunlar sıradan bir ikamet alanı için elektrikten su tesisatına, sıhhi tesisata
dek bir çok altyapıyı içermektedir”.
Gerçi bu minik evler konut alanlarında yapıldıkları için bir
çok alt yapı ortaktır. Sonuçta 1920’lerin blok evleriyle -bazı Praire
Evleri’nde olduğu gibi- yemek odasının ayrılmadığı açık oturma alanı gibi
benzer plan avantajlarıyla ilişkilendirilirler.
Wright’ın Jacobs Evi’nde ve diğer Usonia Evleri’ndeki
incelikli vaziyet planı kullanımı belli bir yerdedir. Gerçi bahçe için
yerleşimin yayılması yeterli önemli bir düşünce olarak Taliesin’de Wright’ın
kendi yaşadığı gibi depresyon sonrası bir kaygı iken bu Amerikan toplumunun
reformu için önerdiği Broadacre City’de ana eksen/hat olmuştur.
Bu arazi/arsa kullanım ilkeleri 1939-1940’ların bir çok
Usonia Evi’nin alıştırması olan -ilk arazi kullanım denemesi- 1934’deki Willey
Evi’nde gerçekleşir. Willey Evi “bahçe duvar” ile “güneye taşan kuzeybatı
-güzel bir manzaranın olduğu yön- köşesini sarmalar. Evin geniş açılı saçağı,
yüksek çatısı, içten ahşap kaplanan tavanı ve simetrik bitkilendirmeleri bir
taraftan Praire Evlerini diğer taraftan daha önce kullanılmamış olan servi
ağacının ve tuğlanın kullanımıyla, yalın şöminenin varlığı, tuğla kaplamalı
döşemeler, oturma ve yatak odaları kanatlarının prototip planı olarak ta Usonia
Evlerini hatırlatır.
USONIA Evlerinin Başarısı
Usonia Evlerinin başarısı düşük bina maliyetleri ve bir
evin doğasını yaşatmasıdır. Usonia Evlerinin sakinlerinin mutluluğu ve giderek
artan hazları evin doğasından/doğallığındandır. Malzemeler ve mekansal
nitelikler huzur, değişiklik ve güven duygusu vermektedir. Bir çok kullanıcı
için evleri hayatlarının önemli bir parçası olmuştur.
Wright’ın Doğu’dan çalışma felsefesi olarak Lao-Tse ve
Okakura’dan aldığı “Bir odanın gerçeği duvarları ve çatısının örtülediği
mekanda bulunmalıdır, gerçek ne çatının kendisinde ne de duvarların
kendisindedir”13 Bu düşünce Wright’ın keşfi değil, Taoist ve Zen Dünya
düşüncesidir. “Gerçek güzellik birisinin tamamlanmamış olandan tamam olanı
bulmasıyla keşfedilir”.
Bu bakış açısından yola çıkan Wright’ın kullanıcılarına
sağladığı evlerindeki özgür kullanım olanakları, evin önemli anlatım
özellikleri aslında Wright’ın “Organik Mimarlık”tan ne anlatmaya çalıştığını da
belirlemektedir.
Usonian Yapımının Performansı: Jacobs Evi’nin yapım
performansı oldukça iyidir.Çelik kullanımı ve ahşap kaplamalar sıvalı, alçılı
işlerle kıyaslandığında özellikle yatak odalarında henüz akustik performansları
iyi olmamakla birlikte uzun ömürlü ve dayanıklıdır. Duvarlar dekore edilmemiş
oldukları için değişime açıktır. İzolasyon düşünülmüş, ısıtma sistemi farklı
ele alınmıştır.
Özel Hayat Ve Aile Kavramı
Usonian konsepti İkinci Dünya Savaşından sonra Amerikan
Evi’ne sosyal açıdan Wright Mimarlığınca bir standart getirilmesidir.
Banliyölerdeki yoğunluklara uygun olarak tek katlı, sosyal ideallerle yiğitçe
buluşan, optimal arazi kullanımıyla ve inşaat için buluşlar önermiştir.
Çeşitlenebilir kabul görmüş bir model olarak değişik yerlerde ve değişik
işverenlerce düşünülmüş olsa da Wright’ın düşünceleri ve uygulamalarıyla
buluştuğunda gelişmiştir.
Yaşama ilişkin eleştiriler, mutfağın küçüklüğü, dış manzara
zafiyeti, ve çocuklara ilişkin problemler Taliesin yayını bir dergide bir ev
kadını tarafından dile getirilmiştir. Bu eleştiride tek bölgeli bir tasarımda
bir köşede mutfağın ve arkasında kilerin yer aldığı bir bölümün de yemek bölümü
olduğu geniş bir mekan dile getirilmektedir. “Derli toplu olduğunda mutlu yaşam
fakat çocuklar bütün eve hükmediyor! Ev tek merkezli değil aslında eylem
merkezi ve sakinlik merkezi olarak iki merkezlidir.Mutfak evin laboratuarı
değil gün boyunca, yıllar boyunca en hareketli merkezidir. Burası büyütülüp
gerçek bir mekan halinde ailenin çalıştığı oynadığı bir yer yapılmalıdır.
Yaşama mekanı ise daha sakin bir mekandır. Burada şömine etrafında kış
sohbetleri, bahçenin seyredildiği,kitapların olduğu bir yerdir”.
Wright bu eleştirilere Broadacre City ve Otobiyografi’sinde
yer verir, ona göre ev kadını hayatının her saatinin % 90 nını mutfakta
geçirmektedir, aletlerinin çokluğu problem olmamalıdır, yorulduğunda kapının
diğer tarafının sessiz, derli toplu ve huzurlu olduğunu bilmelidir.
Bununla beraber Wright aile yaşamına ilişkin tasarım için
önerilere açıktır ve bu eleştiriden yola çıkarak iki bölgeli ev tasarımı
geliştirmiştir. Ancak Usonian normunda tek merkezi esas alır ve bunu 1954’de
eski çiftlik evlerine bakıldığında bir tek büyük mekanda soba veya ocağın
etrafında annenin yemek pişirdiği,çocuklarına bakarken baba ile konuştuğu, kedi
köpek gibi evcillerle çocukların etrafta oynadığı bir mekanın nitelikleriyle
ilişkilendirir. Bir ailenin doğal yaşamına ilişkin bir atmosfer dile
getirilirken değişikliklere hazır olmanın olanakları hazırlanır.
Ekonomik koşullar iki merkezli eve elvermediğinde mekansal
değişime açık bir mekanı önermektedir.Bu merkezde yapılan –özellikle mutfak-
değişiklikler de olabilir. Herhangi bir gereksinimde Usonia Evleri büyük
merkezli bir plan veya merkez artı uzun kollu bir plan formuna
geçebilmektedir.
Jacobs Evi’nden sonra Usonia fikri değişik yerlerde ve
değişik işverenlerce Wright’ın organik tasarım adını verdiği gibi yer, arazi,
iklim, malzeme vb. değişiklikleriyle gelişmiştir. Taliesin’de bizzat Wright’ın
yaşadığı bir süreçte, işverenin mimari form ve içeriğe, inşaata, yönteme
karışmasıyla yaşanan değişimler bu ihtiyacı göstermektedir. Tasarımlar buna
olanak tanımakta ve çağdaş Amerikan Evi’ne bu gelişim fırsatı yaratılmaktadır.
USONIA Evlerinin Mekansal Analizi
Wright’ın hiç bir çalışması 1937-1950 yıllarında
tasarladığı evler kadar olağanüstü, yalın ve doğal ve anında kavramsal güce
erişmiş değildir. Wright en az malzeme ve en küçük boyutla olağandışı mekansal
bir beceriyi göstermiştir. Bu yetenek hayatı boyunca gelişen strüktürel bir
dağarcıktan (vokabüler) elde edilmiştir. Bu bir modülün üç boyutlu
kullanımıdır. Binanın doluluklarının yerleştirilmesi ve kaydırılması,
boşlukların yaratılması, mekanları çevreleyen pencere ve diğer açıklıkların,
daha önce formu belirlenmemiş teras ve otomobil park yerlerinin hepsi bir arada
ve eşit bir şekilde önemsendiği bir ızgara kullanımıdır.
Izgaranın kullanımı binanın algılanan formunda önemle neyi
ima ettiğini yansıtır. Bu evlere algısal bir zenginlik ve anlam kazandıran ve
sahiplerini sevindiren bir özelliktir. Belirtildiği gibi Usonia Evleri ilk defa
Praire Evleri’nde kullanılan bir ızgaar anlayışının geliştirilip
basitleştirildiği evlerdir. Wright’ta Sullivan’ın süsleme ve plan skeçlerinde
görülen geometrik sistemlerin etkili olduğu açıktır. Kendi otobiyografisinde
geometrik sistemlere yatkınlığını, doğanın, bitkilerin, kristallerin ve kaya
biçimlerinin gözleminden kaynakladığını açıklamıştır. “Doğal nesnelerin
dayandığı geometrik biçimleri, hatta doğal olmayanların dayandığı biçimler
ilgisini çekmiştir. Geometrik gridin şekli inorganiktir ve onun kullanımıyla
bir organik mimarlık yaratılacaktır”.
PRAIRE-USONIA-Organik Evler
Taliesin arşivinde bulunan tamamlanmamış 31 proje ile savaş
öncesi tamamlanan 26 Usonia Evi’ne bakıldığında aşağıdaki sınıflandırma
yapılabilir:
Düz bir parselde henüz olgunlaşmamış bir plan tipi, L veya T
planlı, bir veya birçok kollu tipler.
Dik açılı bir gridde diyagonal bir geometri ile bir kanadın
kırılması, tek blok veya tek bir hatta uzayan plan ve tüm bunların altıgen
gridle çözümleri.
Diyagonal elemanlar içerenler: Altıgen modülün yarattığı
günışığı, değişen sıcak soğuk bölgeler gibi zorluklar nedeniyle geometri
değişimleri (1939 Armstrong Evi), diyagonal merkez ve dörtgen kol
çeşitlemeleri.
Temel çıkışı Usonia olan ancak daha kısa sirkülasyon ve
küçük dış mekan nedeniyle, büyük konsolları Falling Water Evi’ni andıran Tek
Hatlı Evler (1939 Sturges Evi).
Altıgen Usonia Evleri: Büyük bir altıgen ev, misafir evi,
workshop yeri, bahçe evi ve otomobil park terasları(ilk örnek Hanna Evi)