Organik Mimarinin Dili
Organik (ya da içgüdüsel) mimari ideal demokrasinin özgür
mimarisidir. Bu konuda kendi yaptıklarını ve yazdıklarını açıklamak ve savunmak
için, burada, şu anda, dokuz sözcüklük sözlüğü ekliyorum.
Sözcükler:
1 Doğa: Neden? Bu sözcük halk arasında yanlış kullanılan ve
düzeltilmesi gereken sözcüklerin başında geliyor.
2 Organik: Organik sözcüğünün cahilce kullanımı ya da sözcük
kısıtlılığı.
3 Biçim işlevi izler: Çok sayıda aptal stilistlik yapımlar
bu sloganla bağdaştırıldı.
4 Romans: Bu sözcüğün kullanımında evrensel bir değişim
görülüyor. Bu değişikliğe organik mimari neden oldu. Duygusal değil artık.
5 Gelenek: Bu sözcüğün kullanılışı konusunda eklektiklerin,
özellikle de eleştirmenlerin yarattığı kargaşa sözkonusu.
6 Bezeme: Mimarinin zerafeti ve mahvoluşu 500 yıldır yapının
üzerine yapıştırılıyor.
7 Espri: Sözcüğün uluslararası denen üslüpça yapılmış
herhangi bir çeşitlemesi veya yüzleşmesi ya da uzmanlarca reklamı yapılan
herhangi bir moda.
8 Üçüncü boyut: Terimin orijinal olduğu yer ve nedeni. Bugün
mimari denince akla gelen şey.
9 Mekan: Organik mimari tarafından yapılan bir katkı.
Burada sıraladığım dokuz sözcük biraraya getirildiğinde (sık
yapılır bu), özgün biçim ve içeriğinin yozlaşması yaygındır. Bunu yaşayan
hiçbir canlı varlık kaldıramaz. Görünüşe bakılırsa, yaygın zorlamalar
nedeniyle, demokratik kültürün temelinde bulunan özgün mimari fikrin ulaşacağı
tekyer lağım olacağa benzer. Bu öyle bir idealdir ki, eğer iyi anlaşılabilir ve
uygulanırsa, günümüzün en yapıcı ve yaratıcı felsefesi olabilecektir. Eğer
organik mimarinin ve ABD’nin anlam ve içeriğini kavrarsak, bu felsefe ABD’nin
demokratik ve bütünsel kültürünün merkez çizgisi olur. Bundan ötürü, bu dokuz
terimi açıklamaya çalışacağım. Herbiri demokrasinin ve mimarinin merkezinde
yeralıyor. Günümüzün standartlaşmış eğitim sistemi gençleri giderek daha çok
kısırlığa yöneltiyor. Mekanizasyona yararlı olacak kişiler uğruna yaratıcılığın
ortadan kaldırılması sözkonusu. Mekanizasyon için “orta karar” uygundur; çünkü
mekanizasyon en çok “orta karar”a uygundur; çünkü mekanizasyon en çok “orta
karar”a yarar. Günümüzdeki uluslararası “orta karar”a yönelik üslüplar, sadece
Amerikan organik mimarisini yozlaştırmakla kalmayacak, sonuçta Amerika’da ve
diğer ülkelerde yaratıcı-mimarı yokedecektir.
Tanımlar:
1 Doğa sadece “dışarısı”, bulutlar, ağaçlar, fırtınalar,
yeryüzü ve hayvan yaşamı demek değildir; malzemenin doğasına, bir planın
doğasına, bir hisse, ya da bir araca olduğu gibi, bu yukarda sayılanların
doğasına da gönderme yapar. Bir insan ya da onu ilgilendiren herşey. İç doğa.
İçerilen kural.
2 Mimaride organik sözcüğü salt kasapta asılı olan, iki
ayağı üstünde yürüyen ya da çayırlıkta yetişen şey anlamını taşımaz. Organik
kelimesi “bütünsel varlık” anlamını taşır; belki bu amaçla “bütünsel” ya da
“içgüdüsel” sözcüklerini kullanmak daha iyi olacaktır. Mimarideki özgün
kullanımıyla organik “bütünün parçayla ilişkisi neyse, parçanın bütünle
ilişkisi de odur. Dolayısıyla, organiğin esas anlamı bütüncül olarak varolan
şeydir.
3 Biçim işlevi izler. Bu çok istismar edilmiş bir slogan.
Tabii ki biçim işlevi takip eder; ama bir alt düzeyde... Bu terim mimarinin
üzerinde konumlandığı platformu açıklamakta yararlıdır. İnsan iskeleti insan
biçimini ve gramer de şiirin “biçimini” belirlemekte ne anlam taşırsa, işlev de
mimari biçimi belirlemek için aynı işi görür. Kemikleri takırdatmak mimari
değildir. “Daha az”, ancak “daha fazla”nın iyi olmadığı yerde “daha fazla”dır.
Biçim ancak şiirselliğin gerçek bir kültür olarak yaşamadığı
sürece işlev tarafından belirlenir. Önce, mimari bizim için temelde yaratıcı
bir sanat olmalı, dünya için yararlılığı ikinci planda gelmeli. Günümüz eğitim
sisteminde herşey tersine döndü; müze memurları, çeşitli komiteler ve
üniversite idarecileri çalışkan milyarderlerden arta kalan milyonları
harcıyorlar; uluslararası kişilerin öne sürdüğü uluslararasıcılık nedeniyle
sadece bizim demokrasimizde değil, tüm dünyada makinenin bir araç olarak
kullanılmak yerine bir yaşam düzeni olma tehlikesi var.
Bizim Bağımsızlık Bildirgemiz demokrasiyi bireyciliğin
zaferi olarak politika ve tartışma ötesi gördüğü için, belki demokrasinin
tanımı da bu dokuz kelimelik sözlüğe eklenmeli. Demokrasi bizim ulusal
idealimiz... Kendimizce de pek anlaşılmadığı için bütünüyle gerçekleştirilmemiş.
Fakat, biz kişinin gelişme özgürlüğü idealini savunan genç bir cumhuriyetiz.
Niye buna özen göstermeyelim, bundan zevk almayalım? Özgürlük, numaralanan
özgürlükler olarak görülmemeli. Şayet özgürlük gerçekse, hiçbir zaman parçalar
halinde düşünülmemeli. Özgürlük insana ilişkindir; koruma talebinin dışında ona
verilen ya da ona göre uyarlanmış bir şey değildir. Bir nedenle, yönetim bir
koruma mekanizması olarak vardır; kural koyucu olarak değil. Demokrasi
aristokrasinin bugüne dek görülmüş en üst düzeyidir. İnsanın içinde var olan
aristokrasidir.
Centilmen mi? Otokratik güçler tarafından seçilen ve imtiyaz
sahibi kılınmak yerine, kendi öz erdemleri sayesinde kitle içinde seçkinleşen
kişidir. Kişisel nitelikleri onu unvan sahibi yapar ve onu korumasını sağlar.
Vicdanı onun toplumsal eylemlerini yönlendirecektir. Yaşam içindeki yolunu
niceliklere göre değil niteliklere göre seçecektir. Merak uyandıranla güzel
arasındaki farkı görmeyi öğrenecektir. Gerçek onun için tanrısallık olacaktır.
Centilmenlik nasıl ona verilmiş birşey değilse, miras bırakılabilir bir şey de
olmayacaktır. Her dürüst meslekte, her gelir düzeyinde, güzeli seven,
yapabildiğinin en iyisini yapan ve soylu olan bu demokrasi centilmenleriyle
karşılaşılabiliyor.
Garap davranışlarımız ve belirsiz kurallarımızla bizim kendi
idealimizi uygulamaya çalıştığımızda, kafamızın ne denli karışacağını herkes
görecektir. Fakat bunun gerçek anlamını kavradığımızda, organik mimarinin
ilkeleri bizim Amerikan demokrasimizin merkezi olacaktır. Kişi kendi
“haklarını” ancak kişisel vicdanının gelişmesiyle kazanır. Demokrasi totaliter
yönetimin, komünizmin, faşizmin ve mobokrasinin -henüz nitelikleri
belirlenmemiş sürü içgüdüsü- karşıtıdır. Yani mekanikleştirilmiş “orta karar”.
Şartlanmış zihin yerine aydınlanmış zihin.