27 Mayıs 2012 Pazar
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

 

Giriş

 

Mimarlık dünyasında gökdelen terimi ile Mies van der Rohe adı neredeyse özdeş. Mimar, 1921’de ilk Cam Gökdelen tasarımını ortaya koyduğunda, ülkesi Almanya’da henüz bu projeyi gerçeğe dönüştürecek teknik bilgi birikimi mevcut değildi. Geleceğin gökdelen tasarımcısı bu çalışmasını belki de, Gropius’un ünlü “Tanınmamış Mimarlar Sergisi”ne gelenekselci tavrı nedeniyle alınmayışına duyduğu kırgınlıktan ötürü yapmıştı. Gökdelen bir olasılık olarak o sıralarda Almanya’nın gündeminde bile değildi. Alman ekspresyonizminin cam yapı gibi düşlerle ve Scheerbart’ın sırça mimarlık betimlemeleriyle oyalandığı bir aralıkta, Mies de camın ve yüksek yapının sadece görüntüsüyle ilgileniyordu. Bu bağlamda da çok sayıda benzerinden farklı bir konumda değildi. Ne var ki, diğer cam yapı tasarımcılarının aksine, Mies bu alana olan ilgisini zamanla yitirmeyecekti. 1920 ve erken 30’larda küçük ölçekli yapılarda geniş cam yüzeyli çözümleri uygulayacak, bir yandan da Alexander Platz kompleksinde olduğu gibi cam perde-duvarlı gerçekleşmemiş yüksek yapı projeleri yapacaktı. Öte yandan da yine gökdeleni önceleyen kimi yapılarında çelik karkas strüktür kullanımına alışmayı denemekteydi. Stuttgart’taki Weissenhof Sitesi’ndeki apartmanı hem strüktürü, hem de esnek tümel mekan uygulamasıyla geleceğin gökdelen planlamalarının üç katlı mütevazı bir öncüsüdür. Demek ki, Alman endüstrisinin perde-duvarı ve çelik gökdeleni sadece hayal edebildiği bir dönemde mimarın gelecekteki ABD yıllarının hazırlığını yaptığı söylenebilir.

 

Nazi rejiminin itici etkileriyle ABD’ye göçen Gropius ve Mendelsohn gibi meslektaşlarının aksine, Mies van der Rohe’nin Amerika kariyeri gerçek bir tırmanışla karakterize olur. Ötekiler yeni ortamlarında giderek daha az inşa edebilir ve ses getirebilir hale gelirken, Mies Amerika’nın simge yapılarını ortaya koyacak, onbinlerce metrekareyi inşa edecektir. Almanya’da sadece düş olanlar, yeryüzünün en gelişmiş yapı sektörünün egemenliğindeki bu ülkede birer birer yapıya dönüşürler. Chicago’daki ilk Mies gökdelenleri bile bu ülkenin kentsel anıtları olarak yorumlanmalıdır öncelikle. Her şeyden önce bunlar Amerikan yapı sektörü adına dikilmiş anıtlardır. Ancak, Mies’in başka açılardan da tam yerine isabet ettiği söylenebilir. Ülke gökdelene zaten alışıktır. İmar düzeni gökdelen yapımlarına olanak verecek ve bu yapımları teknik ve beledi araçlarla denetleyebilecek kadar gelişkindir. Daha da önemlisi, Amerikan kapitalizmi, büro mekanı konusunu bir mimari araştırma başlığı olarak neredeyse yüz yıldır gündemde tutmaktadır. Örneğin, Sullivan gökdelenin tanımını onyıllar önce yapmıştır. Açık büro, merkezi çekirdek, havalandırma, perde duvar bu ülkede olağandır zaten. Sonuç, Mies tasarımı cam dikdörtgenler prizmasının ABD “downtown”larının standart yapı tipi haline gelişi olur.

 

İlginç olan şu ki, Mies’in ilk Amerikan gökdelenlerinin yapımının üzerinden yarım yüzyılı aşkın süre geçtikten sonra da bu alanda köklü bir değişiklik gerçekleşmiş değil. Onun, gökdelenin aşılması olanaksız arketipal kurgusunu yaptığı düşünülebilir. Yine onun eliyle gökdelen kendisini vareden koşulların en dolaysız dışavurumu olarak tanım kazanmıştır. Bu nedenle, o koşullar sürüp gittiği için, dünya metropolleri Mies prizmalarıyla dolmaya devam ediyor. Üstelik, hala o yılların temel planlama ve biçimlenme kuralları geçerli. Bu kadar süre boyunca değişense, yalnızca kimi üslupsal tercihlerden ibaret. Sayısız muhalifi, mimarisini ve kentsel sonuçlarını lanetle anan pek çok karşıtı bulunan bir mimarın bu da ironik intikamı olsa gerek.

 

 

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


7818 - unknown - 38.107.179.237