27 Mayıs 2012 Pazar
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Hikayeler Üzerine Hikayeler

C. Abdi Güzer*

 

Dali’nin sürrealistik kavga çizimi, Le Corbusier’nin ışınsal kenti, Poelzig’in “expresyonist” köyü, Natalini’nin gridleri ve benzer tarihsel referanslı, bir sürü temsili biçim; birer granit taban üzerinde, birer heykel gibi yükseltilmiş, ızgara bir plan düzeninde yanyana dizilmişler.

 

Rem Koolhaas’ın tarihsel mimarlık kurgularını kullanarak yeniden kurduğu sürrealist bir kenti tanımlamaya çalışıyordu az önceki cümle. Adı “Ele Geçirilmiş Dünya Kenti”. “Çılgın New York” kitabındaki birçok sürrealist çizimden biri. Jencks’e göre bu çizimler kentlerin oluşumu üzerine “sürrationalist” (sürreel ve rasyonel) bir polemik.

 

Aslında Rem Koolhaas’ın adeta bir film yönetmeni tutumuyla, varolan mimarlık hikayelerinden yeni bir hikaye yaratma tutumu, yalnızca hikayelerin düş dünyası ile sınırlı kalmayıp, bir anlamda tarihselci bir tutuma dönüşerek “gerçek” yapılarına da yansımış durumda. Gene de onun yapılarını ne tarihe referans verme biçimi ile ne de Krier, Rossi, Culot gibi mimarların tutumları içinde değerlendirmek anlamlı değil. Bu nedenle Koolhaas’ı etiketlemek, bir tutumla sınırlamak oldukça güç. Nitekim Klotz’a göre Krier’den kesin çizgilerle ayrılıp ona karşı duran bir rasyonalist, Jencks’e göre Neo Konstrüktivist (ya da Geç Konstrüktivist), Mark Wigley’e göre Dekonstrüktivist bir mimar.

 

Koolhaas’ın mimarlık medyası içinde yoğun olarak yer alışı 1980 sonrasında oldu. 1982, Paris “Parc de la Vilette” yarışmasında Tschumi ile beraber en çok üzerinde durulan öneri, gene aynı yıllarda IBA, Berlin önerisi ve 1984’de gerçekleşen ilk büyük projesi Hollanda Milli Dans Merkezi Koolhaas’ı bir anda mimarlık gündeminin içine çeken projeler. Belki de bu güncellik ve Koolhaas ile birlikte bugünü tartışıyor olmak onu anlamak, ayırt etmek ve bir çerçeveye oturtmak açısından ek bir güçlük barındırıyor. Bir yanda Mies’in “minimalizm”i öte yanda Leonidov referansları, hikayeleri anlatan yeni hikayeler...

 

Gerçekten de Cornell’de Ungers’in de etkisiyle başlayan Rasyonalist tutum, Berlin Uluslararası Mimarlık Sergisi’nde Mondrian ve diğer De Stijl sanatçılarına doğrudan referans veren Klasik Modernizm’i, Londra’da AA’lı yıllarda ise Leonidov, Malevich, Lissitzky, Chernikhov gibi Rus “Constructivist”lerini, mimarlığa yeniden taşıyarak sürmüş. Koolhaas ve OMA’nın hemen tüm projelerinde 30’lar ve 50’lerin Modern Mimarlık’ına yapılan göndermelerin yalnızca bir biçim göndermesi olarak kalmadığını, o dönemin toplumu öne alan “hedonist” anlayışın da bir ideolojik çerçeve olarak kabul edildiğini gözlüyoruz.

 

1988 yılında Andreas Papadakis’in Londra’da düzenlediği sempozyum ve aynı günlerde Philip Johnson öncülüğünde New York Modern Sanatlar Müzesi’nde düzenlenen sergi, mimarlık medyasına yeni bir tartışma başlığı getirdi. New York sergisi için seçilen mimarlar arasında yer alan Rem Koolhaas Mark Wigley’in tanıtım kataloğunda Dekonstrüktivist olarak tanıtıldı.

 

Oysa daha sonraları, dekonstrüksiyon tartışmalarının derinleşmesi ile birlikte New York sergisinin iç içe geçmiş birden fazla grubu içerdiği belirginleşti. Burada Rem Koolhaas, Zaha Hadid’le birlikte, Mark Wigley’in biraz da Derrida felsefesi ile kişisel ilgisinden yola çıkarak oluşturduğu kuramsal çerçevenin ötesinde doğrudan mimari (Konstrüktivist) referanslarla oluşturdukları çerçeve ile adeta bir alt grup oluşturuyorlardı. Nitekim serginin sonradan kullanılmayan alternatif başlığı “bozuma uğramış mükemmelliyet” Koolhaas’dan çok Gehry, Libeskind ve Eisenman’ı daha çok kapsıyordu.

 

Arquitectonica ve Zaha Hadid üzerinde belirgin etkileri gözlenen Rem Koolhaas mimarisi aynı grup içinde anılanlara göre “Modernizm”e daha çok referans veren, daha yakın duran bir tutum sergiliyor. Bu anlamda Koolhaas’ın mimarisinde “bozuma uğrayan mükemmellik” yapının tümünü şekillendiren bir anlayış olarak değil, yapıya takılmış, eklenmiş alt parçalar ölçeğinde karşımıza çıkıyor.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


7910 - unknown - 38.107.179.236