Yaşamak İçin Tasarım
Norman Foster
“Tasarım”, özellikle “iyi tasarım” gibi kelimelerin
üzerinde, hüner geliştirmeye yönelik belli bir eğilim var. Bu, tasarım
kararlarının yaşamımıza hakim olduğu önemini gölgelemeye meyilli olduğu için
bir talihsizlik. Neredeyse, Batı kültürümüzde hemen hemen gördüğümüz,
dokunduğumuz ve kokladığımız her şeyi ifade eden, insan tarafından yapılan her
şey, dikkatli seçimleri ve kararları gerektiren tasarım sürecine bağlıdır. Bu,
her şeyde olduğu gibi sonuç ürünle ilişkili, iyi, kötü veya vasat olarak
yapabildiğimiz bir şeydir. Bu kapsamda, günlük yaşamımızın niteliği,
tasarımımızın niteliğinden derin bir biçimde etkilenir.
Çevremiz genelde bürokratik ve ticari organizasyonlar ya da
kimi zaman bağımsız danışmanlıkların içine gizlenmiş, tasarımcıları anonim
olabilen çok sayıdaki dokunulabilir nesneler ve kuşatmaların bir birleşimidir.
Onların ana rolü, özde problem çözmektir. Bu, onların çalışmalarının sıklıkla
gözden kaçırılan esas görünümüdür.
Problemin çözüldüğü “tarz” çok az önemlidir ve bunun sıkça
üzerinde durulması talihsizliktir. Bu açmaz, yaygın olan iki tutum içinde
kavranabilir. İlki, bizim varlığımızı etkileyen tasarımın en önemli
görünümlerine karşı genel bir duyarsızlık ve ilgisizliğin olmasıdır.
İkincisiyse, tasarımcılar arasında işlerinin ana meselesini dışarıda bırakmaya
yönelik, daha yüzeysel görünümüne aşırı düşkün bir eğilimin varlığıdır. “İyi
bir zevkin” ima edildiği fikirlerle birlikte ortaya çıkan diyalog ve hüner,
onun konusu üzerinde işleyen dünyadan büyük ölçüde ilgisizdir.
Yukarıdaki açmazın rastlantısal bir örneği olarak,
İngiltere’de yaygın biçimde tasarlanan ve inşa edilen kule biçimindeki konut
blokları dikkate değerdir. Çocuklu bir aileye yönelik bir tasarım olarak bu,
hep kullanışsızdır. Tüm popüler görüşlere rağmen, bu yüksek yoğunluğa ulaşmak
tek yol değildir; mimarlık öğrencileri 6-7 yıl önce alçak, yüksek yoğunluklu
projeler çiziyorlardı. Ama “iyi” ve “kötü” olan bu kule bloklarını imge ve
detay düzeyinde durmaksızın tartışmak, mimarlar ve eleştirmenler için
sıradandır Açık bir biçimde, bazıları yüzeysel bir biçimde diğerlerinden daha
iyidir, ama esas olarak ister Yeni Georgia, isterse Tudor tarzında, isterse de
plastik görünümlü olsun bir kule bloğu bir kule bloğudur.
Modası geçmiş bir tasarım fikrinin nasıl hayatta kaldığı
şaşırtıcıdır. En azından, Endüstri Devrimi’nden bu yana yerleşimlerimiz, pek
çok yeni biçim ve deneyimlere teşebbüs etmekte. Karşılaştırma yapılırsa,
endüstriye yönelik tasarımımız 1800’lerden beri neredeyse durmuş halde. Biz ise
yöntem, büyüme, esnek olabilirlik ve yönetim politikalarının gerekleriyle
çatışma içinde olabilirse de, hala yapı biçiminde kutular ve işçi barınakları
üzerinde ısrar etmekteyiz.
Açık bir biçimde, bazı endüstri ve yöntem türleri hala “iyi
ve kötü”, “biz ve onlar” gibi karşıtlıkların sosyal yapısı içinde temellenmiş
durumdadırlar, ama bunlar artan bir istisnadır. Geleneksel fabrika binası ve
sanayi alanı olarak isimlendirilen yerler bizim en tatsız, konforsuz, yetersiz
ve geçmişten gelen en masraflı kalıntımızdır.
Bu örnekler, bütünün sadece bir parçasıdır. Kule bloğu
içinde yaşayan bir aile ana havaalanından 20 mil uzaklıkta olabilir, ama kulağı
sağır eden uçuş rotası, trafik sıkışıklığı işçilerin fabrikasını konutlarından
ayırabilir; benzer biçimde alışveriş, okul ve rekreasyon gibi diğer tesisler de
birbirinden kopuk olabilir. Bu, bizim, ilerlemenin hayali bir bedeli olarak
bazı kalıplarını sorgulamadan kabul ettiğimiz eğitim sistemimizin ve iyi bir
tasarımı, sanatsal ya da “yapılan şeyin ardından” ona uygulanabilen makyaja
yönelik bir tavır olarak dikkate almamızın bir sorunudur.
Aşırı basitleştirmenin riski altında, bir tasarımcının
görevi en geniş anlamıyla, belirlenmiş problemlerin analizini yapmak ve en
ekonomik tavır içinde en yüksek performansı başarmak için, en iyi biçimde hazır
kaynakları organize etmek olarak özetlenebilir. Bu, sık bir biçimde çatışan ve
yarışan gereklerle bağdaştırılacak ve bütünleştirilecek olan sonuç ürünü izler.
Problemlerin özü ve çözüldükleri biçim, büyük ölçüde tarzları oluşturur.
Bir yaklaşımın esas olarak, ruhsal ve maddesel
ihtiyaçlarımızın tümüne duyarsız olduğu düşünülmemelidir. Bize hala zevk
vermeye devam eden tarihi yerlerin çoğu, iyi tanımlanmış gereksinimler için
özgün olarak planlanmış bir yanıttır.
Örneğin tekrar eden, kesişen duvarların ve yinelenen dar
pencere açıklıklarının basit strüktürel sistemine dayalı, spekülatif
plancıların “Yeni Kenti” olan Bath, kendi durumundaki sosyal, topografik,
teknik ve finansal görünümleri tamamen kucaklayan etkili bir tasarımdı. Kendi
imkanlarımızın ölçeği ile meydana gelen Yeni Kentlerimizin ve spekülatif
gelişmelerin niteliğini birbiriyle karşılaştırmak ilginçtir.
Günümüzdeki sosyal ve teknolojik değişimler, tasarımcının
görevlerini artan bir biçimde komplike bir hale getirmektedir. Zamanımızın
donanım ve yazılımı arasındaki üst üste çakışmalar, karşılıklı etkileşimler
(arabalar, uçaklar, televizyon, iletişim sistemleri, bilgisayarlar) ve yapı
dokumuz, geleneksel geçmişin terimleri içinde mimarlığı anlamayı gittikçe
zorlaştırmaktadır.
“Yarar sağlayan, sağlam ve güzel olan” olarak mimarlığın
eski dönem tanımlamaları, “sağlam olma” plastik olan ve taşın yerine kullanılan
maden alaşımı tarafından gerçekleştirilip, “güzel olma” da elektronik iletişim
ve iklimsel kontrol alanındaki mevcut gelişmelerle genişletilse de hala
geçerlidir.
Yeni tasarım çözümleri için faaliyet alanında, hem yerleşik
hem de henüz ortaya çıkan gereksinimlerin bir araya gelmesi olağanüstü bir
durumdur. Bu, keşfetmek için, denenmemiş teknik ve fikirleri kullanmak zorunda
olduğumuz sonucunu getirmez. Başlangıç olarak ele alınan bir prototip, açık
pazarda çok büyük bir potansiyeli belirleyebilir. Son ölçekte, geleneksel
tekniklerle uzlaşan yeni planlama fikirlerinin, yalıtılmış haldeki yeni malzeme
ve tekniklerin kullanımı kadar önemli olduğu kabul edilebilir. Asıl konu, işin
ölçeği ürün tasarımından kente ve bölgesel planlamaya dek ne olursa olsun, bir
proje ya da çok geniş ortak bir girişimin iç içe geçmiş biçiminde yer alır.
İnşa etmenin görünümünü değiştirebilen ve yapıları gerçek
ihtiyaçlarımıza daha duyarlı kılan tasarım yenilikleri, çok sayıdaki kaynaktan
çıkabilir. Bunlar geniş bir biçimde yeni planlama, mühendislik ve yönetim
teknikleri altında sınıflandırılabilir. Deneme için daha detaylı
ayrılabilirler, ama gerçekte tasarım sürecinin kendisi bunları ve diğer anahtar
faktörleri birleştirebilir.
Bunun ilki, yeni planlama teknikleridir. Bunlara, günün
hızla değişen sosyal ve teknolojik kalıplarını karşılamak için ihtiyaç duyulur.
Mekanlarımız daha küçük bir hal almakta, ama daha ileri düzeyde
mekanikleşmektedir ve endüstriyel fabrikalara benzer biçimde, onlardan en
yüksek verim için faydalanmamak ekonomik olmayan bir hal almaktadır. Planlama
terimleri içinde bu, çok amaçlı kullanıma sahip olan mekanlar anlamına
gelebilir. Hareket edebilirlik ve hızlı değişime de ihtiyacımız bulunmaktadır.
Nitekim, Amerika’da beş buçuk milyon insan, sayıları senede 300.000 artan
karavan evlerde yaşamakta.
Modaya ya da gerçek değişime bağlı olsun ya da olmasın,
eskimekte olanlarda radikal vurgulamalar olacaktır. Binalarımız değişebilir,
büyüyebilir ve uyarlanabilir olmak için esnek tasarlanmak zorundadır. Toprak
daha kıymetli hale geldiği için, bu gereksinimleri, arazinin pitoresk
güzelliğine daha duyarlı olan binalarla bağdaştırmak zorundayız. Hem görsel hem
de malzeme zenginliği olup, sürmesi gereken mevcut doğal kaynaklarımızı boş
yere harcamak için bir neden yoktur. Örneğin, yerleşim ve endüstri için yapılan
yoğun kıyı gelişmeleri, “deniz kenarındaki banliyöleri” genişletmeden de
başarılabilirdi.Benzer biçimde, geçmişten gelenlere dayalı, modası geçmiş
planlama biçimlerini yıkarak, kentlerimizin tarihi bölümlerini gerçek bir
biçimde koruyabilir ve 20. yüzyıla eşdeğer modern bir anlayışla yeniden canlandırabiliriz.
İkinci konu, yeni mühendislik teknikleridir. Bunun örnekleri
yeni malzemeler, strüktürler, toplam enerji fikirleri, elektronik ve uzay
gemileri ile bunların donanımlarını imal eden endüstri kolu gibi diğer
kaynaklardan gelen fikir beslenmeleridir. Bir uçta çok büyük ölçekte
potansiyele sahibiz. Çok büyük alanlar hafif uzay kafesler strüktürler ve
şişirilebilir plastik membranlar ile kapatılabilir. Tüm iklim kontrolleri
olanaklıdır; kutup bölgeleri “tropikal” hale getirilebilir ve çöl alanlar
soğutulabilir.
Acil hastaneleri geliştirmek için savaş uyarısını duymak
kötü bir refleksiyondur. En komplike yapı tiplerimizden biri olan, tamamen dolu
bir cerrahi ünitesi yakını Tay Ninh’deki (Vietnam’da) çorak araziye geçenlerde
bir helikopter düştü. Kendi kendine yeterli olan enerji-paketleri ile yetkin
hale getirilerek, kauçuk kaplı, polyesterden imal edilmiş sentetik kumaş
duvarları şişirildi ve ünite birkaç saat içinde tamamen kullanıma hazırlandı.
Arazi koşullarına bağlı geleneksel teknikler daha yüksek
standart, hız ve para elde etmek için, yeni malzemeler kullanarak kontrollü
üretim ile yer değiştiriyor. Halı gibi bazı geleneksel malzemelerse, güncel
teknolojilerle yeniden yorumlanmakta; mekanik ekipmanlar, tüm yapı maliyeti
içinde ana bir faktör ve hızlı bir biçimde artan bir orana dönüşmektedir.
Bununla birlikte, bu mekanik donanımlar hala çok kötü bir durumdalar
(tuvaletlerimiz ve atık kontrol sistemlerimizden daha baştan savma olan bir
şeyi hayal etmek zordur), ve biz bunu genellikle neredeyse modası geçmiş,
geleneksel tesisatla tamamlanmış bir yapı içine yerleştirmekteyiz. Şu an kısmen
zanaata dayalı geçmişi hala kucaklayan ve yeni mühendislik potansiyelinin yarı
yarıya farkında olan, bilinmeyen bir durum içindeyiz.
Üçüncü konuysa, yeni işletme teknikleridir. Gittikçe artan
bir biçimde problem ortaya çıkaran karmaşık organizasyonlar (müşteriler,
ortaklıklar) ve problem çözenler ( tasarımcılar, müteahhitler ve imalatçılar)
sezgisel yargılara artık güvenemezler. Ustaca hazırlanmış programlar ve işe
başlamadan önce kesin ve ayrıntılı bir biçimde bildirilen teknikler gittikçe
artan bir önem kazanmaktadır. Maliyet ve zaman faktörleriyse daha ileri bir
performans disiplini olarak karşılanmalıdır. Nitekim, kullanım maliyeti
gittikçe artan kritik bir faktör haline dönüşecektir. Ancak genelde dışarıda
bırakılan ilk maliyete dayalı planlarımızsa oldukça yanlış yola sapmaktadır.
Varolan çalışma ekibimizin çerçevesine karşın, tüm
tasarımcılar genelde pasif bir rol içinde çalışmak için, diğer uzmanları terk
ederek izole bir biçimde hareket ederler. Gerçekten geniş çapta hünerli, bir
araya gelmiş tüm ekipler için faaliyet alanı önemlidir. Tasarım ve üretim
arasındaki güncel ayrım azalacaktır ki, bu, endüstri ile yakından ilişkili
olarak yeni ve heyecan veren roller içindeki tasarımcıyı içermektedir. Yeni
buluşlar için, küçük grupların gittikçe daha büyüyen organizasyonların ister
içinde isterse dışında olarak faaliyet alanının artması bir çelişki olacaktır.
Daha büyük rasyonalizasyonlar, daha sofistike bileşenler ve parça takımları
üretecek olsalar da, anahtar kişilerin hala tasarım alanında sonuca götüren bir
rol oynamalarını desteklemek için, iş ve politika alanında her türlü neden
bulunmaktadır.
Pek çok biçimde, tasarım yöntemi muhtemelen en kolay yarar
sağlayan şeylerden biridir. Bu bize, gerçekte herhangi bir kesin karar vermeden
önce, pek çok alternatif ve olasılığı keşfetmeye izin verir.Bununla birlikte
çok sık olarak, bu kestirmeden gitmeye; kazayla ödenen bir yan hizmet için
gereksiz bir kara ve prestijli durumlar için gereksiz pahalı bir şeye de
bağlıdır. Sonuçta, çevremizden dolayı acı çekeriz ve tamamen her düzeyde
kaybederiz.