
Çağdaş Sanat Merkezi
Cincinnati, ABD, 1998
Hadid bu tasarımını açıklarken, sanattaki son uygulamaların
algıda da pek çok değişime yol açtığının altını çiziyor. Bundan hareketle
burada nişler içine yerleştirilmiş sanat çalışmalarını izlemek yerine, algının
çok yönlülüğü ve insan bedeninin yansıma, serbest bırakma gibi eylemler yoluyla
çıktığı gezinti sonunda daha zengin ve karmaşık bir deneyim kazanması
amaçlanmış.
Kentteki grid anlayış projede de kabul edilmiş ve Merkez’in
zemin katında devam ettirilmiş. Binaya girildiğinde, zemin adeta Merkez’in
yükselen siyah duvarı haline geliyor. Burada, dışarıdaki cadde ve içerdeki
duvarlar arasında sürekliliği olan bir yüzey var ki, bu mimar tarafından
“Kentsel Halı” olarak isimlendirilmekte. Bunun fonksiyonu mimar tarafından
kent, lobi ve galeriler arasında bir araç olarak yapılıyor. İkinci olarak, bu
“halı”, bina boyunca genel mekan, sirkülasyon alanları gibi farklı tipteki
bölümler arasında ilişki kurmaya da imkan tanımakta.
Merkez’in lobisi, adeta yapay bir park görünümü sunuyor.
“Kentsel Halı” boyunca dışarıdan, merkeze uzanan yol, bu park boyunca farklı
dolaşımları olanaklı kılmakta. Bu halı, aynı zamanda lobiden içeri girenleri,
taşıyıcılarla desteklenmiş bir asma kata doğru yönlendiriyor. Lobi ve onun altında
yer alan katsa herkese açık bir genel mekan olarak düzenlenmiş. Binanın diğer
bölümleri gece kapalı olsa da, performanslar ve film ekranlarındaki gösterimler
bu katta devam etmekte.
Galeriler, bu “kentsel halı” ile kontrast oluşturacak
biçimde, daha az işlenmiş bir görünüm sunuyor ve lobi mekanlarının üzerinde
adeta “akıyorlar”. Ziyaretçilerin ilk izlenimleri bu galerilerin yerçekimine
karşı olduğu biçimde olabilir. Çünkü bu mekanlar, günümüz sanatının herhangi
bir ölçek, malzeme ve teknik kullanılarak yapılabilirliğini yansıtacak bir
konseptle ele alınmış. Galerilerdeki değişken duvarlar, büyük mekanların
gerektiğinde bölünebilirliğini sağlamakta. Hadid, tasarladığı doluluk ve
boşluklarla, yapıyı adeta bir tür “puzzle” a dönüştürmüş.