27 Mayıs 2012 Pazar
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Bilişim Ağı / Khimaira Paradigması

ŞULAN KOLATAN

 

Aynı anda hem araçsal, hem de mekansal olmak gibi paradoksal bir beceriye sahip olan bilgisayarın mimarlık alanına girişi, mevcut tasarım yöntemlerinin ve mekanın doğası ile sınırları konusunda geçmişten devraldığımız düşüncelerin yeniden değerlendirilmesini zorunlu hale getiriyor.

 

Günümüzde ortaya çıkan bir mekansal paradigma olan bilişim ağı, yeni mekansal kalıpları ve protokolleri biçimlendiren dağıtıcı süreçler ile toparlayıcı yapılar arasındaki ilişkileri düzenleyen bir sistem olma özelliği taşıyor. Bilişim ağı mantığının, mekan ve mekan yaratma eylemi üzerindeki etkisi nedir? Bizim çalışmalarımız, bilişim ağı modelinin özellikle kategoriler-arası ve ölçekler-arası kavrayışları kolaylaştıran kapasitesi üzerine yoğunlaşıyor. Böylece başlangıçtaki sistemler/morfolojiler de sadece birbirleriyle bağlantılı olmakla kalmayıp melez kimlikler oluşturuyorlar. Bu yeni melezleşmeleri daha önceki mekanik melezleşmelerden ayıran özellik ise, dönüştürme eylemi. Bu yeni sistemler, başlangıçtaki parçaların mantıksal bir uzantısı olarak belirlenmez ve bu yolla kavranamazlar. Melez olmakla birlikte, ekleri yoktur ve öngörülemez ve kesintisiz bir süreklilik gösterirler.

 

Bu yazıdaki karşılıklı göndermeler haritası (co-citation map) ile Khimaira, bilişim ağının ve melezleşmenin özel birer modelidir.

 

KARŞILIKLI GÖNDERMELERE DAYALI HARİTALAMA

Bu, göndermelere dayalı bir elektronik dizinleme ve bilgi toplama biçimidir.“Dizinin ardındaki temel prensip şudur: Bir metin, kendisinden önce yazılmış diğer bir metne gönderme yapıyorsa, iki metin arasında kavramsal bir ilişki var demektir. Böylece bir metnin referansları, onu daha önceden üretilmiş bir bilgiyle bağlantılandırır. Entelektüel içerikle bir ilişki de bu bağlantılarda içkindir. Metinler toplamı, gönderme yapılan çalışmalara göre yeniden düzenlendiğinde, bir göndermeler dizini (citation index) elde edilir”.

 

Her dizin gibi bu dizin de, anahtar sözcüklerle arama yapan herhangi bir kütüphane taramasına benzer bir ilke ile çalışır: Bir anahtar sözcükle ilişkili tüm metinlerin listesini verir. Böylece örneğin, sosyal bilimler ile fen bilimleri gibi kategoriler arasındaki örtük kavramsal bağlantıları ortaya çıkarır. İlginç olan nokta, düzenlemenin bundan sonraki aşamasının bir harita -birbiriyle ilişkilenen bilgilerin coğrafi bir betimlemesi- olarak yapılandırılmasıdır. Bu haritada, birbirlerine gönderme yapan metinler kümelerde toplanır her küme, birbirine gönderme yapan yayınlardan oluşan bir bilişim ağını temsil eder.“Kümeleme sayesinde, farklı ölçülerde ve farklı toplama koşullarıyla birbirlerine bağlanmış nesnelerden oluşan bir matris elde edilir”. Bu haritalar için kullanılan grafik araç ise benzeşme haritasıdır (smilarity mapping).

 

Bunların mutlak bir aksları yoktur. Bunun yerine, onların mekansal organizasyonları, gönderme yapılmalarının sıklığına göre belirlenen, dolayısıyla zaman içinde değişime tabi olarak sürekli gelişen hiyerarşilerden oluşur.

 

KHİMAİRA

Khimaira, aslan, keçi ve yılan karışımı mitolojik bir canavara -”yüce melez”e- verilen isimdir.Mozaikizm olarak da anılan Khimaira, bireyi oluşturan genetik parçaların birbirinden tamamen farklı yapıda olduğu, kendiliğinden ortaya çıkmış veya yapay olarak oluşturulmuş patolojik bir durumdur. Robert Rosen, “İşbirliği ve Khimaira” konulu makalesinde şöyle diyor. “...Khimaira oluşumunda, başlangıçta birbirinden bağımsız olan bireylerin içinden yeni bir birey veya yeni bir kimlik doğar. B, tek bir bireyin çok sayıda farklı birey ürettiği, veya bir bireydeki bir parçanın diğer parçalardan farklılaştığı türev sürecinin tersi sayılabilecek bir süreçtir”.

 

Yukarıdaki ifadedeki “birey” sözcüğünün yerine “sistem” kavramını yerleştirecek olursak, Khimaira kavramının biyoloji dünyasının dışına da taşınabileceği anlaşılacaktır. Nitekim Rosen de ekosistemleri ve mekanik etkileşimleri birer Khimaira olarak kabul ediyor.

 

Khimaira ile kolaj, montaj veya protezleme gibi diğer melez sistemler arasında önemli farklar vardır.Onlar da farklı parçaların bir arada çalıştığı sistemlerdir, ancak bu parçalar asla bireysel kimliklerini kaybetmezler. Aslında, bitiştirme veya ekleme stratejilerine dayanan sistemlerde her parçanın bireyselliği, yani onu diğerlerinden ayıran kategorik fark, çok daha belirgindir. Her parça, diğer bağımsız olgularla ilişkili bağımsız bir olgu olduğu için, bütünü parçalarına ayırabilirsiniz. Geriye döndürülemeyecek, parçalarına indirgenemeyecek bir melezleşmeyi -hem kavram, hem de ürün olarak- kolaj ve montaj tekniklerinin ilintili olduğu mekanik paradigma içinde düşünmek bile olanaksızdır.

 

Bir Khimaira içerisinde, bütünü oluşturan parçalar arasındaki ilişki, karşılıklı bir bağlantı veya bir bitişiklik değildir. En azından sadece bu değildir. Parçaların sınırlarını veya parçalar arasındaki eşiklerin kesin çizgilerini, açıkça tanımlamak olanaksızdır. Sınır yok olur. Lokal ölçekte, başlangıçta diğerlerinden farklı olan parça, anlaşılmaz bir biçimde diğerlerine kenetlenir.

 

Khimaira kavramının belki de en ilginç özelliği, sistematik düzeyde karşımıza çıkıyor. Bu onun, çok sayıdaki melez kurgudan tamamen farklı sistemler üretebilme becerisidir. Başlangıçtaki parçaların mantıksal bir uzantısını yapmakla, bu yeni sistemleri ne belirlemek, ne de kavramak olasıdır.

 

Son olarak, ve sözettiğimiz iki özelliğin sonucunda, Khimaira’nın üçüncü özelliği de, kendisini meydana getiren parçalara indirgenememesidir.

 

Khimaira ile ilgilenmemizin iki temel nedeni var: Birincisi, oldukça karmaşık bir melezliğe sahip farklı sistemlerin her nasılsa tek bir kimlik olarak çalışabildiklerini tanımlamakta yardımcı olabilecek bir kavram olarak görünmesi. Diğer neden ise, Khimaira’yı oluşturan ve ona işlerlik kazandıran yöntemlerin, dönüştürerek toparlayıcı yapım/üretim modelinin ipuçlarını verebileceği varsayımına dayanıyor. Başka bir deyişle, parçalarının toplamından daha fazlasına dönüşen, ve dolayısıyla parçalanma indirgenemeyecek bir toplama modeli. Bu bağlamda Khimaira, hem analitik hem de yöntemsel bir araç olabilme potansiyeli taşıyor.

 

Bu iki model bir araya geldiğinde, dağıtıcı/toplamacı işlemleri dönüştürücü işlemlere bağlama olanağı doğuyor karşılıklı gönderme analojisi ile, araziler/yapılar/programlar arasındaki benzerlikler ortaya konurken, bu benzerlikler Khimaira analojisi ile yeni araziler/yapılar/programlar yaratmak üzere kullanılabilir.

 

Bir metodoloji inşa etmeye yönelik bu çaba harekete geçme itkisini, halihazırda mevcut olduğunu gördüğümüz kimi kentsel yoksunluk koşullarından olduğu gibi, bilgisayarın özgül mantığından da alıyor.

 

Mevcut yapı tipleri ve onlara karşılık gelen program verileri, ulaşım/iletişimin bileşik etkisiyle birbirinden kopardıkça, bu süreçte oluşan salkımlar, öngörülemez bir biçimde -fırsatlarla ya da pragmatizmle gönderilen- yeni kompozit bütünler içinde bir araya geliyor veya bağlantısız özgür elemanlar olarak kalıyorlar. İşte bu dönüştürücü işlemler sayesinde farklı parçaların bir araya gelişiyle de tümelleştirici bir bütün oluşturmaksızın, bir süreklilik niteliği ediniyor.

 

Burada işlerliği olan mekansal protokoller nelerdir? Bu tekilleştirme/toparlama mantığı, alternatif kent kuramlarının ipuçlarını mı veriyor? İnşa edilmiş strüktürleri, özgül işlevlere hizmet eden birbirinden farklı birimler olarak kabul eden geleneksel düşünce, bu durumda nasıl savunulabilecek; hatta savnulabilecek mi? Daha genel anlamıyla, bu durumda tehlikede olan, farklı elemanları/birimleri/tipleri açıkça tanımlamaya dayanan mimari ve kentsel kategori kavramıdır. Mevcut kategoriler, işlevlerini yitirme tehlikesi ile karşı karşıyayken; bilişim ağı/Khimaira paradigması, kavranması yakın zamana kadar olanaksız olan ve hala bir isim veremediğiniz yepyeni yapı türlerinin önünü açabilme potansiyeli taşıyor.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


8065 - unknown - 38.107.179.237