Doğrular,
yanlışlar ...
Hemen her hastalık hakkında olduğu gibi soğuk algınlığı
hakkında da birçok yanlış inanış vardır.
Soğuk ve yağışlı havalarda üşütmek soğuk algınlığına neden
olur.
Yanlış! Soğuk algınlığı hava koşullarına değil, insandan
insana bulaşmaya bağlıdır. Soğuk algınlığı olan bir kişinin burun akıntısının
aksırık öksürük veya elden ele bulaşması sonucu virüslerin aktarılmasıyla
insandan insana geçer.
Kış aylarında soğuk algınlığına daha çok rastlanır.
Doğru! Ama soğuk algınlığı veya üşütmenin nedeni doğrudan
“soğuk” hava değildir. Soğuk havada kişiler kapalı mekanlarda yakın mesafede
bulunur ve bu ortamda virüsün bulaşması kolaylaşır. Okul, toplu çalışılan
yerler gibi kalabalık mekanlarda salgınların görülme nedeni budur.
Hapşıran veya öksüren kişiler ağızlarını kapamadığında
kolayca soğuk algınlığını bulaştırabilirler.
Doğru! Bu kişilerin yanında durulması sırasında havaya
saçılan virüslerden dolayı hastalık bulaşabilir.
Ellerin yıkanması ve banyo lavabolarının sık sık
temizlenmesi bulaşmaya karşı korur.
Doğru! Soğuk algınlığı virüsleri ellerde saatlerce canlı
kalır. Formika, tahta ve plastik gibi yüzeylerde de virüsler canlı kalırlar.
Alkol soğuk algınlığına karşı etkili bir çaredir.
Yanlış! Alkol, damarları genişleterek geçici bir rahatlama
sağlayabilir ama tedavide hiçbir yeri yoktur.
Yorgunluk soğuk algınlığına karşı direnci azaltır.
Yanlış! Yorgunluğun veya kendini yorgun hissetmenin soğuk
algınlığına karşı direnci azalttığını gösteren bir kanıt yoktur ama soğuk
algınlığı halsizlik nedeni olabilir.
“Ter atmak” soğuk algınlığına iyi gelir.
Yanlış! Terleme geçici olarak kendinizi iyi hissetmenizi
sağlayabilir, çünkü burun ve baştaki dolgunluk hissini giderir. Ne var ki, bu
kesin bir çözüm değildir. Soğuk algınlığından kurtulmanın tek yolu, bağışıklık
sisteminin virüsleri yok etmeye yetecek kadar antikor üretmesini beklemektir.
Bu süre genellikle 3-4 gündür.