27 Mayıs 2012 Pazar
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Milyonları ölüme götüren hastalık...

 

Üst solunum yollarında görülen hastalıkların büyük bir bölümü virüsler tarafından oluşturulur. Bu etkenler sayıca çok fazladır. Örnek vermek gerekirse, 5 virüs ailesine ait yaklaşık 200 kadar virüs insanlarda üst solunum yolları hastalıklarına yol açarlar. 200 kadar virüsün neden olduğu hastalık tablosuna “soğuk algınlığı” adı verilir. Ancak, değinilen etkenlerden bir tanesi, yani grip veya influenza virüsü, özel ve ağır bir hastalık tablosu olan grip hastalığına sebep olur.

 

Grip kesinlikle basit bir hastalık değildir ve her yaş grubu risk altındadır. 

Gribin tarihçesi Amerika’da 20. yüzyılın başlarına kadar uzanır. Aslında herşey 1918’de sıradan bir Mart sabahı Kansas-Camp Fuston’da başladı. Aşçı Albert Mitchell o gün kendisini kahvaltı hazırlayamayacak kadar bitkin hissediyordu. Ateş, orta derecede boğaz ve kas ağrısı gibi grip benzeri semptomlarla sağlık merkezine gitti. Kendisine yatak istirahati önerildi. Öğle saatlerinde 107 asker hastaydı. İki gün içinde çoğu ciddi zatürree şeklinde ölümcül olmak üzere 522 kişi hastalanmıştı. 48 kişi zatürree nedeniyle ölmüştü. Aynı şekilde diğer askeri birlikler de aynı salgının etkisi altına girmişti. Hastalığın sebebi olan virüs Avrupa’ya yayılmış, daha fazla insanı enfekte etmiş ve hastalık ölümcül ilerlemesini sürdürmüştü. I. Dünya Savaşı nedeniyle genç erkeklerin gemiler ve eğitim kamplarında toplanması ile hastalık hızla yayılmış ve askeri gruplardan genel topluma ulaşmıştı. Bir hafta içinde Alcatraz Adası gibi izole yerler influenza tarafından istila edilmişti. Sebep her ne ise havadan bulaştığı kesindi. Daha sonra hastalık Atlantiği geçti. Nisan ayında Fransızlar hastaydı, ayın ortalarında Japonlar ve Çinliler, Mayıs ayında da Afrika ve Güney Amerikalılar hastalığa yakalanmışlardı. Hastalık çok ani başlayan halsizlik, ciddi kas ağrısı,  baş, sırt ve eklem ağrısı şeklindeydi.

Esas katil enfeksiyona eşlik eden grip virüsünün direkt olarak oluşturduğu pnömoni (zatürree) idi.

22 Ekim 1918’de San Francisco Board of Supervisors, toplu yerlerde maske takma zorunluluğu getiren bir yasayı kabul etti ve San Francisco Chronicle bunu “Maske Takın, Hayatınızı Kurtarın” şeklinde anons etti. Maske influenzaya karşı % 99 etkiliydi. Takip eden  ay San Franciscoluların büyük kısmı bu kurala uydu. Beyaz maskeler işe yarıyor görünüyordu, tabii ki aşılar da! Kasım ayında influenza aktivitesi azaldı ve vaka sayısı düştü. 21 Kasımda şehirdeki tüm sirenler çaldı ve artık maske takmak gerekmediği bildirildi. Hastalık yenilmiş gibi görünüyordu. Maske takma zorunluluğunun kalkmasıyla iki hafta sonra grip vakalarının sayısı giderek yeniden artmaya başladı. İspanyol gribinin ikinci raundu başlamıştı. Maske karşıtları, politikacılar ve halkın bıkkınlığı nedeniyle maske kullanımından vazgeçildi. Hastalıkla ilgili tek iyi özellik ise hastalığın ortaya çıkışından 2-3 hafta sonra ortadan kaybolmasıydı. İspanyol gribi olarak bilinen bu bulaşıcı katil, halk toplantılarının yasaklanmasına neden olmuştu. Bir ailede İspanyol gribinden ölüm olduğunda, aile evinin ön kapısına beyaz bir çelenk asardı. Gripten ölenler için toplu cenaze törenleri yasaklanmıştı. Ölenlerin cenazesine çok yakın aile bireyleri katılabiliyordu. Bazı bölgelerde ilaç satan yerler ve kasaplar hariç, tüm mağazalar ve salonlar saat 19.00’dan sonra kapatılıyordu. İnsanlara mağazalar ve sokaklarda toplanmamaları, kalabalık gruplar oluşturmamaları söyleniyordu. Bowling salonları, havuzlar ve bilardo salonlarına 25 kişiden fazlası alınmıyordu. Her türlü toplantı yasaktı; okul, tiyatro, sinema, dans... Kurbanlar, diğer katil grip salgınlarındakinden farklıydı. Genellikle 20-40 yaş arası genç ve sağlıklı insanlar hayatını kaybetmişti. Ölüm hastalığın başlangıcından saatler veya günler içinde zatürree ile geldi. Akciğerler kanlı sıvı ile doluyordu. Doktorlar ne olduğunu anlayamamışlardı. Sonuçta bunun hayvandan insana bulaşan bir virüs olduğu düşünüldü. 25 milyon insan öldü . İnanılmaz bir hız ve inanılmaz derecede büyük bir rakam! Dünya tam bir şoktaydı ve herkes dünyanın sonunun geldiğini düşünmeye başlamıştı. Çünkü bu kadar çok insan böyle bir hızla savaşlarda dahi ölmemişti. 1918’de hastalıktan ölenler üzerinde otopsi yapılırken doktorlar bazı örnekler alıp formaldehidde saklamışlardı. Bu örneklerden biri 26 Eylül 1918’de 21 yaşında gripten ölen genç bir askerin akciğeriydi. İşte bu örnekten virüs belirlendi. 

 

Bu araştırmalar sonucunda virüsün önce kuşlardan domuzlara, daha sonra da domuzlardan insanlara geçtiği görüldü. Bu virüs, tüm virüsler içinde en ölümcül olanıydı. Virüs kuşlarda barınıyor ancak nadiren domuzları enfekte ediyordu.

 

Hastalanan domuzun immün sistemi virüsü yenmek için harekete geçiyor, virüste o zaman hayatta kalabilmek için mutasyon geçirerek şekil değiştirmek zorunda kalıyordu. Daha sonra görülen 1957 Asya gribi ve 1968 Hong Kong gribi bu şekilde mutasyona uğramış domuz virüsleri ile ortaya çıktı.

 

 

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


8099 - unknown - 38.107.179.236