İzlemek
en doğru yol...
Geçmiş yıllarda Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğunun
(DEHB) çocukluk yıllarında görülen ve kendiliğinden düzelen zararsız bir
yaramazlık durumu olduğu düşünülmekteydi. Ancak 1950-1960’lı yıllardan sonra
DEHB’ye verilen önem arttıkça bu görüşün doğru olmadığı anlaşılmaya başlandı.
Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve bazı Avrupa ülkelerinde DEHB olan
çocuklar uzun yıllar aynı klinikte izlenerek bu çocukların gelecekteki
durumuyla ilgili bilgi sahibi olmak amaçlanmıştır. Bu araştırmalarda, DEHB olan
çocuklar ve araştırmaya alınan sağlıklı çocuklar belirli aralıklarla
değerlendirilerek, 2, 4, 8, 12 yıl sonraki durumları karşılaştırılmıştır.
Sonuçta çocukluklarında DEHB olanların %80’inin ergenlik
dönemlerinde de DEHB belirtilerini göstermeye devam ettikleri görülmüştür. Bu
çocukların %30-65’lik bölümünün ise erişkinlikde de DEHB belirtilerini
taşıdıkları belirlenmiştir.

DEHB çocukluk çağının en önemli psikiyatrik sorunlarının
başında gelir. Aileyi, okulu ve toplumu ilgilendiren
yönleriyle
ve geniş anlamıyla bir eğitim ve öğretim sorunudur.
DEHB olan çocukların izlemlerinde ileriki yıllarda başka
psikiyatrik sorunların da oluşma olasılığının sağlıklı kontrollerden çok daha
yüksek olduğu belirlenmiştir. Örneğin DEHB olan çocukların yaklaşık üçte birlik
kısmında ileriki yıllarda, alkol-madde kullanım bozukluğu, antisosyal kişilik
özellikleri, depresyon ve anksiyete (kaygı) bozuklukları görülmüştür.
Diğer yandan DEHB’in eğitim sorunlarına da yol açtığı
belirlenmiştir. Diğer yandan DEHB olan çocuklar ileriki yıllarda yasalarla daha
sık sorun yaşamaktadırlar. Hatta DEHB olanların gençlik ve erişkinlik
dönemlerinde daha fazla trafik kazasına yol açtıkları ve daha fazla trafik suçu
işlediklerini gösteren bilimsel araştırmalar bulunmaktadır.
Kısacası DEHB basit, gelip geçici bir yaramazlık veya dikkat
dağınıklığı olarak değerlendirilmemelidir. DEHB çocuğun erişkin yaşama
hazırlanmasında önemli sorunlara yol açabildiği gibi, çoğunlukla ergenlik ve
erişkinliğe kadar devam eden davranış ve dikkat sorunlarına neden olmakta ve
olguların yaklaşık üçte birinde başka psikiyatrik bozuklukların eklenmesiyle
içinden çıkılması güç durumlara yol açabilmektedir.

Özgün öğrenme bozukluğu olan çocuk anlamada veya
konuşulan veya yazı dilinde
sorunların olduğu bir bozukluktur. Bunlar dinleme,
düşünme, konuşma, okuma,
yazma, heceleme, veya aritmetik alanlarında sorunlar
yaşarlar.